Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının, maddi ve manevi tazminatlara yönelik temyiz talepleri yersizdir.

2-Her ne kadar mahkemece, boşanmaya neden olan olaylarda kusurun tamamen davalı kadında olduğu kabul edilmiş ise de; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davacı kocanın eşine hakaret ettiği ve evlilik birliğinden doğan ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmediği; buna karşılık davalı kadının ise eşine ve onun ailesine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Durum böyle iken, mahkemece kusurun tamamen davalı kadında olduğunun kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine dayalı olarak, kusur nedeni ile yoksulluk nafakası talep edemeyeceği gerekçesi ile davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası ile ilgili bölümü yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.12.2012(Çrş.)