Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/2174 Esas, 2018/2211 Karar sayılı kararının sanık müdafii olarak Av. ...'a tebliğ edildiği ve adı geçen avukatın sanık hakkındaki kararı temyiz ettiği, ancak sanık ...'nın yargılama aşamasında müdafi talep etmediğini beyan ettiği ve zorunlu müdafiliği gerektiren herhangi bir ilişkinin olmadığı gibi kovuşturma evresinde baro ya da mahkeme tarafından adı geçen avukat için yapılmış bir görevlendirme de bulunmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle sanık ile Av. ... arasında vekalet ilişkisinin olup olmadığı araştırılıp, geçerli bir vekaletnamenin olması hâlinde, vekaletnamenin aslı veya onaylı bir örneğinin dosyaya eklenmesi, vekaletnamenin bulunmaması hâlinde ise kararın sanık ...'ya "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını da içerecek biçimde usulüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi ihtarını içerecek şekilde ve aynı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince okunup anlatılmak suretiyle cezaevinde tebliği, aksi hâlde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip ek tebliğname düzenlenmesi,
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/2174 Esas, 2018/2211 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde belirtilen 15 günlük süreye ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere aynı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından sanık müdafiine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılması, süresi içinde hükmü gerekçeli olarak temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.