Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kardeşi ...'ya vasi olarak atanan sanığın, vasilik görevini yerine getirmeyerek görevini ihmal ettiği iddia ve kabul olunan somut olayda; maddi gerçeğin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, ilgili SSK'ya ve bankalara yazı yazılarak, başkaca geliri olmadığı anlaşılan kısıtlı Ahmet'in bakım aylığı alıp almadığının, sanığın bankalardan bakım aylığını çekip çekmediğinin araştırılması ile çekmiş ise bu paranın nereye harcandığının sanıktan sorularak gerekirse savunmasına göre tahkikat yapılması ve sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında belirlenen 3 ay hapis cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç olarak 2 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
2-Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
3-Hüküm fıkrasının 5 ve 10. bentlerinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığının belirlenmesine karşın, 11,12 ve 13. bentlerinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş gibi denetim süresi tayini ve denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi veya işlenmemesi halinde hükmü açıklama ya da düşme kararları verileceğinin belirtilmesi suretiyle hükümde karışıklığa ve çelişkiye sebebiyet verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.