Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar vekili; dava konusu edilen taşınmazda davacılardan ...'nin hissedar diğer davacı ...'in de davacı ...'nin kocası olduğunu açıklamış ve davalılardan ...'ın binanın çatısını diğer davalılara baz istasyonu kurmaları için kiraladığını bildirerek; elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve baz istasyonundan kaynaklı meydana gelen zararlar sebebiyle maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekilleri ayrı ayrı sundukları dilekçelerde kullanımlarının kira sözleşmesinden kaynaklı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ...; davaya cevap sunmamıştır.
Mahkemece davacı ...'un manevi tazminat dışındaki sair taleplerinin tamamının reddine, davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı ... yönünden; müdahalenin men'ine ilişkin talebinin kabulü ile davacının maliki bulunduğu 26 numaralı binada bulunan davacının evinin üst katındaki davalılar ... ve ...'e ait baz istasyonları yapılmak suretiyle yapılan müdahalenin men'ine, manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... hakkında açmış olduğu ecrimisile ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.825,15 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, konutunda meydana gelen zarara ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin ve sair taleplerinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı Türkcell ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil, baz istasyonunun meydan getirmiş olduğu zararlara ilişkin maddi ve manevi zarar tazminatı istemlerine ilişkindir.

1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı vekili temyiz dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu montaj sonrası hasarsızlık tutanağı başlıklı 11.01.2014 tarihli belgeye dayanarak işgalin sonlandırıldığını bu sebeple kendileri yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle reddi gerektiği itirazında bulunmuş ancak; bu hususun yargılama esnasında bildirilmediği görülmüştür. Davalı ... yönünden işgalin varlığının devam edip etmediği hususunun araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden Mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.

2. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalı ... vekilinin davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Somut olayda; davalı ...'nin, davacılardan ...'nin kayden paydaş olduğu 1024 nolu parselde mevcut binanın çatısına davalılardan ... ile yapmış oldukları kira sözleşmesine dayanarak baz istasyonu kurduğu, ancak kiraya veren ...'ın ana taşınmazda malik olmadığı, kira sözleşmesi yapmak için yetkisinin de bulunmadığı, sonuç olarak davalının kullanımına dayanak gösterdiği kira sözleşmesinin geçersiz olması sebebiyle davacılar yönünden bağlayıcılığı bulunmadığından, Mahkemece elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur. Ancak baz istasyonu kurulmasının davacılarda manevi zarara sebep olduğu yönündeki Mahkeme kabulü doğru görülmemiştir. Şöyle ki;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi gereğince kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlere saldırı halinde manevi bir zarar, başka bir ifade ile kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmeden söz edilir. Anılan yasa hükmüne göre koruma altına alınan bu haklar, kişisel varlıkların korunması için bireylere tanınan hayat, sıhhat, ad, şeref, mesleki ve ticari haysiyet gibi çok önemli, kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklardır.
Haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunması gerekir.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif nitelikteki eksilmedir. Haksız fiil niteliğindeki saldırı sebebiyle manevi tazminat takdir edilebilmesi için, haksız fiilin nitelikli olması yani; objektif olarak, istemde bulunan kişinin sosyal, fiziki ve duygusal kişilik değerlerine zarar verebilecek, ruhsal bütünlüğünün eksilmesine yol açabilecek nitelikte olması gerekir. Kişilik haklarının bu nitelikte zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir.
Tüm dosya içeriğine göre; baz istasyonunun davacının evinin bulunduğu binanın çatısında olması ve yargılama aşamasında alınan 03.07.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalılardan ...'a ait baz istasyonunun soğutma ünitesinin çatı teras zeminine monte edilmiş olması sebebiyle çalışma esnasında sarsıntı yaratarak gürültü yapabileceği ve bu gürültünün alt kattaki davacılar konutunda rahatsızlık yaratacağı, böyle bir rahatsızlığın manevi tazminat talebi için haklı sebep oluşturabileceği kanaati belirtilmiş ise de zarar kanıtlanmadığından az yukarıda açıklanan ilkeye göre manevi tazminat isteminin reddi gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 10.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi