Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili; vekil edeninin maliki olduğu ... ili Kurtalan ilçesi Tulumtaş köyü 837 parsel sayılı taşınmazın yarısından fazlasını vekil edeninin izni dışında yaklaşık 22 yıldır Tulumtaş Jandarma karakolu olarak kullanıldığını, davalının bu alanlarda sürekli askeri araç ve malzemeleri bulundurması sebebiyle vekil edeninin bu alanlara girmesine izin verilmediğini, davalının haksız müdahalenin önlenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.1989-18.05.2011 tarihleri arası için 17.440,00 TL ecrimisil bedelinin her yıl için vade tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline, özel mülkiyete konu olan yere izinsiz olarak yaptırılan müştemilatların kaldırılarak tarlanın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin men’i, eski hale getirme ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin eski hale getirmeye dair temyiz itirazları yönünden;
Bilindiği üzere; taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi; “ (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
3. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir.
Somut olayda; davacı vekilinin dava dilekçesinde müdahalenin men’i, ecrimisil ve eski hale getirme talebinde bulunmuş, HMK mad.26’ya göre davacının talebi, davalı tarafından izinsiz olarak yaptırılan müştemilatların kaldırılarak davaya konu tarla olan taşınmazın eski hale getirilmesi ve bu sebeple yapılacak masrafların davalı tarafından karşılanması olmasına karşın davacının mülkiyet hakkı ortadan kaldırılacak şekilde, eski hale getirme bedelinin elatılan alanın değerinden yüksek olduğundan bahisle tescil kararı verilmesi yerinde olmamıştır.
Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.