SUÇLAR: 6136 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 12/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1,63,53 ve 54/4 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2018 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53/1-2-3,63 ve 54 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun sübutuna, sanıklar arasında iştirak iradesi bulunmadığına,
Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; hükmün yasal gerekçeyi içermediğine, yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, atf-ı cürüm dışında sanıkların suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine ilişkindir.
Kolluk görevlilerince 23/10/2015 tarihinde önceden alınan arama kararı çerçevesinde icra edilen yol ve emniyet görevi esnasında Of istikametinden Trabzon istikametine giden ve sanık ... yönetimindeki aracın kontrol noktasında durmayarak Sürmene istikametine doğru kaçması üzerine söz konusu aracın takip edildiği, aracın Sürmene girişindeki viyadüğün altında yavaşladıktan sonra tekrar Rize istikametine devam ettiği, viyadük civarında yapılan kontrolde şüpheliler ... ve ...'in Jandarma tarafından yakalandığı, sanık ...'un da aracı daha sonra durdurularak yakalandığı, viyadüğün altına doğru yapılan aramada köprü kolonununun arkasına doğru dağınık bir şekilde atılmış halde 13 adet tabancanın ele geçirildiği, silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduklarına dair raporun dosyada mevcut bulunduğu, silahların konulduğu poşet üzerinde sanıkların parmak izlerinin bulunduğu ve dosya içinde mevcut delillere göre sanıkların silahları Ardeşen ilçesinden birlikte satın aldıklarının anlaşıldığı olayda isnat, sanıkların silah ticareti yapma suçunu işlediklerine ilişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanıkların savunmaları, araştırma, olay, yakalama ve rızaen muhafaza altına alma, teşhis tutanakları, uzmanlık raporları, fotoğraflar, araç kiralama sözleşmesi, cep telefonu arama kaydı inceleme tutanakları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde sanık ...'un ...'dan silah temini amacıyla yanına çocukluk arkadaşı olan ve hakkında kurulan hüküm kesinleşen sanık ...'ı alarak ...'a ait araçla ...'nin Ardeşen ilçesi Yeşiltepe köyündeki ikametine gittikleri, silahlara baktıkları, sanık ...'ın daha çok kar etmek amacıyla çok sayıda silah satın almaya karar verdiği, bu kapsamda diğer sanıklar ... ve ...'i de telefonla aradığı, bulundukları mahale bu kişileri çağırdığı, sanıkların aralarında 10.000 TL'ye yakın bir para toplayarak ...'a almış oldukları silahlara karşılık verdikleri, bu olaylara ...'ın şahit olduğu, hatta silahların bulunduğu poşet üzerinde sanık ...'ın da parmak izinin bulunduğu, devamında Trabzon ili istikametine doğru yola çıktıkları, suça konu silahların bulunduğu bu araç seyir halinde iken kolluk ekiplerinin ikazına rağmen kontrol noktasında durmayarak Sürmene ilçesi istikametine doğru kaçtığı, söz konusu aracın kolluk ekiplerince takibe alındığı, aracın Sürmene ilçesi girişindeki viyadüğün altında yavaşladığı, sanık ...'un sanık ...'i burada aracından indirerek Rize istikametine devam ettiği, bu sırada ...'ın sanık ...'i Sürmene civarında indirerek yoluna devam ettiği, viyadük civarında yapılan kontrolde sanıklar ... ve ...'nin Jandarma tarafından yakalandığı, viyadüğün altına doğru yapılan aramada köprü kolonununun arkasına doğru dağınık bir şekilde atılmış halde 13 adet tabancanın ele geçirildiği, poşet üzerinde sanıkların parmak izlerinin bulunduğu olayda atılı suçu işlediği anlaşılan sanıkların silah ticareti yapma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanıkların 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan mahkumiyetlerine konu, ilk derece mahkemesi kararında, usul veya esas yönüyle herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından; sanıklar müdafiilerinin dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
1.Sanık ...'un kabule yönelik savunmaları ve diğer sanıklar aleyhindeki beyanları, yakalama tutanağı ve ele geçirilen tabancalara ilişkin alınan kriminal rapora göre;
Sanıkların ticari amaçla toplu şekilde silah alımı yapmak ve yol güvenliğine karşı önlem amacıyla iki araba halinde yola çıktıkları, silahları aldıktan sonra dönüş yolunda karşılaştıkları yol kontrolünden kaçarken yakalandıkları hususu ve ele geçen silah sayısı dikkate alındığında, sanıkların silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2018/2827 Esas, 2020/287 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.