Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın seyyar tezgâhında suç tarihi 12.06.2013 olan birleşen dava dosyasında 155 paket; suç tarihi 28.10.2013 olan asıl dava dosyasında 162 paket; suç tarihi 11.11.2013 olan birleşen dava dosyasında elektrik panosu içerisinde gizlediği 73 paket; suç tarihi 12.11.2013 olan birleşen dava dosyasında ise seyyar tezgâhta satarken 81 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.

Ele geçen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında, geçimini sağlamak için sigara satışı yaptığını beyan etmiştir.

Her ne kadar suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen temel cezadan sonra 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un yirmiikinci fıkrası uyarınca indirim yapılmak suretiyle (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek uygulanması suretiyle,) karma uygulama yapılmışsa da, bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Her ne kadar sanığa etkin pişmanlık hükümleri uyarınca eksik miktarda ihtar yapılmışsa da, sanığın ödememe iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.