SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Ret, onama, bozma
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; katılan ve katılan mağdurenin hükümden sonra dosyaya ibraz ettiği 18.02.2016 havale tarihli dilekçe ile sanık ... yönünden temyizden feragat ettiklerini bildirmeleri karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanık ... yönünden kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde; temyiz talebinin vekalet ücretine hükmedilmesi istemiyle sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/98 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın katılan mağdurenin öpüşüp kıyafetlerinin içinden göğüslerine dokunup emdiği, cinsel organını katılan mağdurenin ön cinsel bölgesine sürttüğünün kabulü ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,62 ve 53. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5,62 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; değişen suç vasfına göre cinsel taciz suçundan ve sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmü ile mahkumiyet hükmü kurulan çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından alt sınırdan ceza tayininin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin annesinin rızası dahilinde sanığın yanında bulunması karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığına, katılan mağdurenin yaşının tespitine dair raporun yeterli açıklığa haiz olmayıp hüküm kurmaya elverişli olmadığına, katılan mağdurenin yaşında hataya düşümesinden ötürü beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Katılan ve katılan mağdurenin hükümden sonra kimlik belgelerinin kontrolü ile dosyaya ibraz ettikleri 18.02.2016 havale tarihli dilekçe ile sanık ... yönünden temyizden feragat ettiklerini bildirmeleri karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin sanık ... yönünden temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1. Hüküm kurulurken 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164 ve 168. maddeleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanık ... yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirmede bulunulmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Açıklanan nedenle göre temyiz isteğinin reddini isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
C. Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1. Sanığın yargılama konusu eylemine uyan cinsel taciz suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 105/1-2.cümle ve 105/2-d maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.04.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Açıklanan nedenle uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
D. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Sanığın aşamalardaki savunmalarında katılan mağdurenin on altı - on yedi yaşlarında olduğunu zannettiğine dair savunması ile hata hükümlerinin uygulanması talepli temyiz dilekçesi karşısında kayden 09.07.1999 doğumlu olup, mernis doğum tutanağı ve ilgili sağlık kurumu ile yapılan yazışmalarda hastane doğumlu olduğu tespit edilemeyen katılan mağdurenin yaşının tespiti hususunda Bafra Devlet Hastanesince düzenlenip radyoloji uzmanının bulunduğu sağlık kurulundan alınan 01.10.2015 tarihli raporda tespit edilen yaş aralığının hangi döneme (Suç tarihi yada grafi çekim tarihi) ilişkin olduğunun bildirilmemesi karşısında bu hususta ilgili sağlık kurumundan ek rapor alınması veyahut gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorulması suretiyle katılan mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, katılan mağdurenin on beş yaşını bitirmediğinin belirlenmesi halinde ise; suçların vasfına etkisi bakımından katılan mağdurenin ifadesine başvurularak sanığa yaşı hususunda beyanda bulunup bulunmadığının sorulması, Mahkemece de ifadesi sırasında kaydedilen görüntü kayıtlarının izlenilerek bu hususta gözlem yapılmasının akabinde somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden kurulan hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesinin gerektiği gözetilmeden katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu gerekçesiyle 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemenin lehe olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün yargılama giderlerine ilişkin (4). bendinden sonra gelmek üzere "Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.600 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle; Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle; Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.