Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, kurum zararını taksitle ödeyebileceğini beyan etmesine karşın uygulanmadığına, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde, uygulama sırasında durdurulan araçta yapılan aramada 6605 paket kaçak sigara ele geçtiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalarda atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

İddianamede müsaderesi talep edilen ... Ayındı adına kayıtlı bulunan 06 MRE 02 plaka sayılı aracın 1991 model Toyota marka otomobil olduğu, malen sorumlunun beyanının alınmadığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta 6605 paket kaçak sigara ele geçtiği, sanığın atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

1. Dava konusu eşyanın değerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi kapsamında "normal değer" aralığında olduğu ve mahkemece ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan hüküm kurulduğu anlaşılmakla; suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin sanığın lehine olduğu gözetilmeden sonradan yürürlüğe giren ve lehe hüküm içermeyen 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son, maddeleri gereğince uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde hükmonulacak cezada yarı oranda indirim yapılacağı hususunun kovuşturma evresinde açıklamalı olarak ihtar edilmesi ve sanığın alınacak savunmasında bu husustaki iradesinin belirlenerek durumun takdir edilmesi gerekirken ihtar yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müsessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini ve kamu zararını da taksitler halinde ödemek istediğini beyan ettiği nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükümlülükler toplamının kamu zararı olduğunun bildirilerek süre

verilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı Kanun'un 231/9 maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, "...kurum zararını karşılamamış olması ve yasal şartların oluşmaması..." şeklindeki yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

4.Dava konusu kaçak eşyanın, bilirkişi marifetiyle taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı ve nakil aracının suç tarihindeki değeri belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinde yer alan hakkaniyet ölçüsünün değerlendirilip tartışılması, dosya arasında mevcut ruhsat bilgilerine göre aracın kayıt maliki olan ... Ayındı'nın dinlenerek aracın iyi niyetli 3. kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.