Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan şirket ile akdettiği 05.03.2011 ve 09.05.2011 tarihli ariyet sözleşmeleri gereğince katılan şirketten satın alacağı dondurmaları satmak için kendisine teslim edilen ve saklama yükümlülüğü altına girdiği derin dondurucuları, iş yerini devretmesine rağmen katılan şirkete iade etmeyip, hizmet ilişkisinin gereği olarak teslim edilmiş olan mal üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğu iddia edilen olayda, sanığın 2011 yılı sonunda iş yerini devrettiğini, katılan şirket çalışanlarına derin dondurucularını almaları için çağırdığını ancak, çalışanların iş yeriyle birlikte derin dondurucuları da devretmesini, devralan şahısla kendilerinin anlaşacağını belirterek, dondurucuları almaya gelmediklerini belirttiği anlaşılmakla, sanığın söz konusu iş yerini hangi tarihte devrettiği ve devir sözleşmesi olup olmadığının tespiti, devir tarihinden sonra katılan şirket tarafından bahsi geçen iş yerine ürün teslimi gerçekleştirilip, gerçekleştirilmediğinin tespiti, iş yerini devralan şahsın olaya ilişkin CMK'nin 48. maddesine göre tanık olarak beyanının alınması, katılan şirket tarafından gönderilen ihtarnamenin sanığa tebliğ edilip, edilmediğinin, tebliğ edilmişse tebliğ evrakı ile ihtarnamenin bir suretinin temini ayrıca, sanığın bahse konu sözleşmeler uyarınca, katılan şirkete teminat verip vermediğinin araştırılması ile teminat verilmiş ise, teminat bedellerinin katılan şirketin zararını karşılayıp, karşılamadığının araştırılarak, sonucuna göre sanığın eyleminin sübutu halinde, hükümden sonra, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek, uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Ceza Dairesi - E. 2021/17637 - K. 2024/10028
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 11. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2021/17637 |
| Karar No | 2024/10028 |
| Karar Tarihi | 16.09.2024 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat