Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.
Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 650 parsel sayılı 157.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kayıtları nedeniyle 19.08.1972 tarihinde... adına tespit ve tescil edildikten sonra, intikal suretiyle kayden davalı ... ve müşterekleri adına; 651 parsel sayılı 8.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ... adına tespit ve hükmen 19.01.1977 tarihinde tescil edildikten sonra hibe, rızai taksim, satış ve intikal suretiyle kayden davalı ... Kanber ve müşterekleri adına tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.