Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ...Köyü çalışma alanında bulunan ve 2011 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 12.01.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 33,44 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı adına kayıtlı 132 ada 22 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... ile katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 713/1,3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte husumet yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, davalılar ... ve arkadaşları aleyhine Kadastro Mahkemesinde açıldıktan sonra, tescil davası yönünden Mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesince 6360 sayılı Yasa gereğince yasal hasım konumundaki ... davaya dahil edilmiştir. Ne var ki; yasal hasım konumundaki Hazine ve karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu ... Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlendiğinden tescil davası yönünden ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hasım sıfatını kazanan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmamıştır. Oysaki taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle, Hazine ve ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmeli, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalılara davaya ilişkin savunmalarını ve delillerini sunması bakımından imkan tanınmalı, delil gösterdikleri takdirde delilleri toplanmalı, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Öte yandan, tescil davalarında TMK'nın 713/4. ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekir. Mahkemece, sözü edilen yasal ilanların yapılmamış olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları anılan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.