Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 132 ada 44,81,144 ada 33,145 ada 23,63,69,148 ada 15,29,153 ada 124 parsel sayılı sırasıyla 932.85,760.64,725.81,291.98,751.85,321.43,2.194.38,2.539,84 ve 1.146,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı, ifraz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasette iştiraken davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka, pay satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların 1/4’er payının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların bilinen ilk zilyedinin ... oğlu ... olduğu, ...’ün vefatından sonra taşınmazların zilyetliğinin mirasçıları olan davalılara geçtiği, taşınmazların ortak miras bırakan ... oğlu ...’e aidiyetinin sübut bulmadığı,... oğlu ...’in vefat ettiği 15.12.1922 tarihinde mirasçılar arasında paylı mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Davacılar ... ve ..., çekişmeli taşınmazların ortak miras bırakan ... oğlu ...’den geldiğini, ölümü ile yakın miras bırakanları İdiris Cin’e intikal eden miras payını satın aldıklarını ileri sürerek dava açmışlar, davalı ... Genç ise davanın reddini savunmuştur. Tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ...’den geldiği, taşınmazların bir kısmının kadastro tespitlerinin taksim nedenine dayanılarak yapıldığı, kök muristen gelen bir kısım dava dışı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ... mirasçıları olan davacılar ile dava dışı mirasçılar adına tespit ve tescil edildiği ve dava konusu taşınmazlarda uzun süreli zilyetliğin davalıların yakın miras bırakanı Eyüp oğlu ...’de olduğu anlaşılmakla, insan ömrünü aşan sürede uzun süreli kullanımın taksime karine olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; davanın belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ret kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de; ret kararı sonucu itibariyle yerinde olduğundan, hükmün gerekçesinin belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.