Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunmasının ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık müdafiin temyiz istemi, cezaevinde olduğu anlaşılan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanığın yokluğunda mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ring görevini ifa eden görevlilerce park halinde bulunan tırın yanında sanığın elinde gümrük kaçağı sigaraların görülmesi üzerine, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının arama kararına istinaden tır içerisinde yapılan aramada, farklı markalarda toplam 530 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Ele geçen gümrük sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında, ele geçen sigaraları ucuz olduğu için, içmek amacıyla satın aldığını beyan etmiştir.

Dairemizin bozma ilâmının gereğinin getirildiği görülmüş olup Patnos Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 16.07.2020 tarihli yazısına göre, sanığın Covid-19 izninde olduğu, izin dönüş tarihinin ise 31.07.2020 olarak bildirildiği anlaşılmıştır.

Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;

1. Patnos Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 16.07.2020 tarihli yazısında, sanığın Covid-19 izninden dönüş tarihinin 31.07.2020 olarak bildirildiği cihetle; başka bir suçtan farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, 17.02.2020 tarihli celsede SEGBİS yolu ile alınan ifadesinde duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında; hükmün verildiği 25.11.2020 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

2. 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;

a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,

b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında;

Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde indirim oranının 1/3 olduğu bildirilerek sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.