Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın suç işleme kastı olmadığından verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ihbar üzerine güvenlik güçlerinin sanığa ait adrese gittiklerinde içeriden yoğun alkol kokusu geldiğini fark etmeleri ve depo görünümlü yerden sanığın elinde içki şişeleri ile çıktığının görülmesi üzerine, toplam 423 adet dolu içki şişesi, 685 adet boş içki şişesi, 140 adet içki etiketi, 35 adet boş bidon, 10 lt viski yapımında kullanılan sıvı, 30 adet plastik içki kapağı, 1.5 metre

boyunda hortum ve 1 adet mavi renkli huni ele geçirilmiş olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Ele geçen gümrük kaçağı eşyalar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve eşyaların gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında, ele geçen içkileri Polonya Pazarında sattığını beyan etmiştir.

Uzmanlık raporuna göre, 3 adet şişe üzerine yapışık halde bulunan 3 adet bandrolün sahte olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait adreste ticarî miktar ve mahiyette içkinin ele geçirilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.