HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; hükümlü hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2019/10872 Esas, 2020/277 Karar sayılı bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Her ne kadar mahkemece, şikâyetçinin katılan sıfatını almadan 27/01/2003 tarihinde vefat ettiği ve bu nedenle uzlaştırma işleminin yapılamayacağı gerekçe gösterilerek uzlaştırma işlemleri uygulanmadan sonuca gidilmiş ise de, şikâyetçinin kovuşturmada alınan beyanında hükümlüden şikâyetçi olduğunu beyan ettiği hâlde davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadığı gibi uzlaştırma işleminin uygulanabilmesi için katılan sıfatının alınması zorunlu olmadığından, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/7. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesine göre şikâyetçinin mirasçıları ile uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra hükümlünün hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.