Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek; Mahkemece, mahallinde öğretim üyesi seviyesinde Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden bir ziraat mühendisi, bir harita veya kadastro mühendisi ile bir jeodezi veya fotoğrametri uzmanı bilirkişiden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılması, dava tarihinden 20-25 yıl öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin, zilyetliğin ne zaman başlandığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve bilirkişi sözlerinin ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi belirlendikten sonra, taşınmazın niteliğinin belirlenmesine esas olmak üzere, dava konusu yer ve çevresinin resimleri çektirilerek dosya arasına konulması, komşu kayıt ve dayanakları da getirtilerek taşınmazın niteliği ve imar-ihya olgusunun yapıldığı tarihin kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince keşif avansının Mahkeme veznesine yatırılmadığı, davacının 12.07.2009 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen davacı vekilinin davacı adına davayı takip ettiği ve davacının mirasçılarının Mahkemeye ölüm olayını bildirmemeleri nedeniyle davayı takip etmeyecekleri yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamından keşif gideri yatırmak üzere davacı vekili olarak Av. İbrahim Halil Fırat'a süre verilmesi üzerine adı geçen vekilin vekillikten çekildiği (istifa ettiği), bu hususun asile tebliği aşamasında davacı asilin bozma ilamından sonraki tarihte (veraset ilamına göre 12.07.2009'da) ölmüş olduğu anlaşılmıştır. Ölümle vekalet ilişkisi son bulduğu halde davacının mirasçıları davadan haberdar edilerek davaya devam edip etmeyecekleri sorulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.