Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 134 ada 71 parsel sayılı 8.226,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın evveliyatında davacının babası ... tarafından malik sıfatıyla çavdar ve buğday ekmek suretiyle tasarruf edildiği, ...'ün sağlığında taşınmaz mallarını evlatları arasında paylaştırdığı, buna göre çekişmeli 134 ada 71 parseli davacıya bıraktığı, davacının da eklemeli zilyetlik yoluyla 20 yılı aşkın süre aynı amaçla malik sıfatıyla tasarruf ettiği, davacı ..., babası ... ve kardeşleri adına aynı kadastro çalışma alanı içerisinde kazandırıcı zamanaşımı veya senetsizden kazanmış olduğu taşınmaz yüzölçümünün 100 dönümü geçmediği ve bu suretle zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliğini ve kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde mahkemece bu yöntemden gerektiği şekilde yararlanılmamış, kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin en az üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapılması gerektiği halde, yalnızca 1992 yılı hava fotoğrafı ve tespitten sonrasına ilişkin (2010 tarihli) hava fotoğraflarının incelenmesi ile yetinilmiş; keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden taşınmazın tespit tarihine dek ne kadar süre ile kullanıldığı, kullanılmıyorsa kullanılmama sebebi sorulmadan, soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına ve taşınmazın kullanım durumunu ve toprak yapısını açıklama bakımından yetersiz, denetime elverişli olmayan zirai bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş ve komşu taşınmazlara ait kayıtlar getirtilerek mahalli bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmemiş olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümlerini gösteren dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı zaman dilimine ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip dosya arasına konulmalı; dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, tespit tarihi esas alınmak suretiyle taşınmazın ne zamana kadar kullanıldığı, kullanılmıyorsa kullanılmama sebebi etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğu belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeler şekilde taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz bölümleri üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmaz bölümlerinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, muhtaç yerlerden ise imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak değerlendiren ve taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; teknik bilirkişiye ise keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir şekilde krokili rapor düzenlettirilmeli; zilyetlikle kazanma şartlarının davacı lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, tespit tarihi itibariyle hukuki durumun ne olduğu belirlenip bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2016/18067 - K. 2020/1230
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/18067 |
| Karar No | 2020/1230 |
| Karar Tarihi | 11.03.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"