SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında kurulan hükümde seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi nedeniyle bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek, TCK'nın 50/2. maddesine aykırı davranılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK'nın 225/1. maddesi uyarınca, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilmesi, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
Somut olayda; iddianame anlatımında sanığın katılanı sopayla tehdit ettiğine yönelik eyleminden söz edilmediği ve TCK'nın 106/1-2. maddesi kapsamında kalan tehdit sözleri nedeniyle dava açıldığı, sanığın söylediği iddia edilen sözlerin silahın korkutucu gücünden yararlanma amacı ile ilişkilendirilmediği gibi iddianame dışına çıkılarak sanığa ek savunma hakkı tanınması suretiyle de bu eksikliğin giderilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 106/2-a maddesine düzenlenen ve müstakil bir suç olan silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,11/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.