Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, her ne kadar tebliğnamede hakaret suçundan verilen beraat kararının temyiz edildiği belirtilmişse de, katılan vekilinin, sanık hakkında hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine dair hükmü temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

A-Sanık hakkında katılan ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan ceza vermekten vazgeçmesine dair hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,

1-Sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, TCK'nın 125/1. maddesindeki hakaret suçunun CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı Kanunun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Kabule göre de; hakaret suçunda sanık hakkında, TCK'nın 129/3 ve CMK'nın 223/4. maddeleri gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” yerine “ceza vermekten vazgeçilmesine” biçiminde anılan Kanun maddesinde öngörülmeyen bir karar türüyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.