Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdini emeklilik sebebi ile haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Medeni usul hukukuna hakim ilkelerden birisi de taraflarca hazırlama ilkesidir. Buna göre dava malzemeleri taraflarca mahkemeye getirilmelidir. Taraflarca ileri sürülmemiş vakıalar hakim tarafından kendiliğinden araştırılamayacağı gibi, taraflarca dava dosyasına intikal ettirilmeyen delillerin mahkemece re'sen dikkate alınması ve hükme dayanak yapılması da mümkün değildir. Hakim, dava dosyasına usulüne uygun girmiş olan dava malzemesiyle sınırlı inceleme yapmakla yükümlüdür. Dava malzemelerinin mahkemeye tam olarak getirilmemesinin sorumluluğu taraflara aittir. Taraflar talep sonucunu dayandırdıkları vakıaları ispata yarayan delilleri göstermemişler ve süresinde sunmamışlarsa dava veya savunmalarını ispatlayamadıkları için davanın aleyhlerine sonuçlanması söz konusu olacaktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119 ve 129.maddelerine göre delillerin tarafların dilekçeleri ile mahkemeye sunulması zorunludur. 6100 sayılı Kanunun 140/5.maddesine göre dilekçede belirtilmiş olup da, ellerinde bulunan ya da getirtilmesi gereken belgeleri mahkemeye sunmamışlarsa hâkim, ön inceleme duruşmasında her iki tarafa da bu eksikliğin tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir. Verilen kesin süre içinde belgenin ibraz edilmemesi halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.
6100 sayılı Kanunun 145.maddesine göre taraflar kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.
Dosya kapsamına göre davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamasına rağmen 09.12.2015 tarihli dilekçe ile tanık listesi verdiği, 29.12.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında da tanığı hazır ettiği ve mahkemece tanığın dinlendiği görülmüştür. Bahsi geçen davacı tanığının beyanında davacının otele geliş ve gidişte otele ait servisten faydalandığı ve iki öğün yemek verildiğini belirttiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacı tanığının bu beyanı esas alınarak yol ve yemek ücreti ilavesi ile kıdem tazminatı hesabında dikkate alınan giydirilmiş ücretin tespit edildiği ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığından tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamış olması karşısında sonrasında tanık listesi verilerek mahkemece tanığın dinlenmesi ve beyanının hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının tanık beyanı dışında ispatlayamadığı yol ve yemek ücreti kıdem tazminatına esas ücrete dahil edilmeden davacının çıplak ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanarak hüküm kurulmalıdır.
Anılan yön düşünülmeden hüküm tesisi bozma sebebidir.
Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14.12.2020 tarihinde karar verildi.