Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının işlettiği İşyerinde 03.06.2013 tarihinden iş akdi İhbar öneli verilmeden haksız olarak feshedildiği 20.06.2014 tarihine kadar bölge satış yöneticisi olarak en son aylık brüt 3.150,00 TL ücretle çalıştığını, işyerinde ayrıca her ay 280,00 TL yemek ücreti verildiğini ve araç tahsisi yapıldığını, haftanın beş günü 09.00-19.00 saatleri arasında ve ayrıca her ay bir Cumartesi günü 09.00-14.30 saatleri arası, ayrıca işe ilk başladığında 3 ay her Cumartesi 09,00-14.30 arası çalıştığını ancak fazla mesai ücretinin ödenmediğini, işten çıkartıldıktan sonra kıdem ve ihbar tazminatı da dahil olmak üzere hiçbir kanuni hakkının ödenmediğini, davalı şirketin, hak ettiği 2014 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları primlerini yatırmadığını, yıllık izninden 10 günlük süreyi kullanmadığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 03.06.2013 tarihinde bölge satış yöneticisi olarak çalışmaya başlamış olup kendisinden beklenen çalışma performansını göstermediğini ve bu nedenle davacının mutsuz olduğunu, başka bir iş bulması halinde işi bırakacağını diğer çalışanlara sürekli olarak beyan ettiğini, davacının 19.06.2014 tarihinde sözlü olarak istifa ederek 20-23-24.06.2014 tarihlerinde haklı bir sebep sunmaksızın işe gelmemesi üzerine tutanak düzenlendiğini, davacının çıkışıyla pozisyonun boş kalması ve şirketin bundan zarar görmesi sonucu noter ihtarnamesi ile iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanunun 25/ll-g maddesi gereğince fesih edildiğini, bu sebeple İhbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının kendisine verilen hedefleri tutturmadığından prim alacağına hak kazanmadığını, davacının haftada 5 gün 09.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, çalışma süresince kendisine ibraz edilen ücret bordrolarını ihtirazi kayıt sunmadan imzaladığını, 2014 yılında İşlerin yoğun olması sebebi ile fazla mesainin teklif edildiğini ve davacının da bunu kabul ederek fazla mesai onay belgesini imzaladığını, fazla mesai ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, davacının iddiasının aksine 2014 yılına ait yıllık izin ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı fazla mesai ücreti talebinde bulunmuş ise de taraflar arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesine göre yıllık 270 saate kadar olan fazla mesai ücretinin davacının ücretine dahil olduğu kararlaştırılmış olup bu düzenlemeye göre haftalık 5.2 saat fazla mesai ücretinin davacının ücretine dahil olduğu, mahkemece kabul edilen haftalık fazla mesai süresinin ise 5 saat olduğu anlaşılmakla fazla mesai ücreti talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/03/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.