İNCELENEN KARARIN;

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Sanığın aşamalarda tehdit eylemini kabul etmemesi, katılan ...'in duruşmada alınan beyanında annesi olan ...'in olay esnasında yanında olduğunu belirtmesi karşısında, katılanın tehdit edilmesi eylemine ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan tek tanık ...'in usulünce duruşmaya çağırılarak dinlenilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK'nın 210/1. maddesine aykırı davranılması,

2-Bozma ilamının bir numaralı bendi uyarınca eksiklikler giderildikten sonra sanığın suçunun sübutunun kabulü halinde ise;
Sanığın katılana yönelttiği "Seni bu Kuşadası'na rezil ederim, adayı terk et" biçimindeki sözlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamında şikayete bağlı, "sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit" niteliğinde bulunduğu, sair tehdit suçunun 6763 sayılı Kanunla CMK'nın 253. maddesinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında olmasına karşın bu suç ile ilgili yöntemince uzlaştırma işlemleri yapılmadığı gözetilmeden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.