Zamanaşımı nedeniyle düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 19/04/2016 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK'nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Bingöl Bağ-Kur İl Müdürü olarak görev yapan sanık ...’in, bir kısım sigortalılardan prim ödemesi ve askerlik borçlanması ödemelerine esas olmak üzere belge vermeksizin teslim aldığı paraları, ilgililerin sigorta hesaplarına aktarmayıp bu durumun anlaşılmaması için de daha önceki tarihlerde kuruma prim ödemelerinde bulunan şahısların sigorta hesaplarından ya da kurumun kendi hesabından prim ödemelerine ilişkin hesaplara aktarma yapılmasını sağlayarak haksız menfaat temin ettiği, bu işlemler gerçekleştirilirken ...’ın yanı sıra aynı kurumda bilgisayar işletmeni olan sanık ... ile veznedar ...’ın kurum kodu ve şifrelerinin kullanıldığı, eylemlerin kurum içerisinde yapılan araştırma sonucu ortaya çıkarıldığı dikkate alındığında sanık ...'ın sıfat ve konumu gereği koruma ve gözetim görevi bulunan kuruma ait paraları mal edinmesi biçiminde gerçekleşen eyleminin zincirleme basit zimmet, diğer sanıkların eylemlerinin ise bu suça iştirak niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanıkların eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, zamanaşımını kesen son işlem olan 21/10/2010 tarihli sorgudan hüküm tarihine kadar asli dava zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden kamu davalarının düşmesine karar verilmiş ise de; son suç tarihi olan 22/09/2000 ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alındığında bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 11/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.