Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan Tübitak Marmara Araştırma Merkezi vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Davacının Tübitak Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Gebze yerleşkesinde 18.11.2013 tarihinde 4 aylık Deneme Süreli ve bir yıllık İş Sözleşmesi ile işe başlamışsa da, bu süre henüz dolmadan 30.01.2014 tarihinde imzalanan ikinci bir sözleşme ile 18.11.2014 tarihinde bitecek olan sözleşmenin 18.11.2017 tarihide sona erecek şeklide sözleşmesinin uzatıldığını, davacı bu sözleşmelere göre gemide “Kadrolu Olarak” ve “Aşçı” olarak işe başladığını, görevini yüksek sorumluluk duygusu ile eksiksiz ifa eden davacının iş akdi 25.03.2014 tarihinde haksız ve kötü niyetli bir şekilde usule aykırı olarak feshedilmiş olduğunu, ikinci davalı işveren yetkisi tarafından verilen talimatlarla kendilerine ağır ve haksız ithamlarda bulunarak, güvenlik zoruyla ve silah kullanma tehdidiyle, şahsi eşyalarını bile almalarına müsaade edilmeksizin adeta yaka paça işyerinden kovulduğunu, iki numaralı davalı tarafından işlenen bu haksız fiiller nedeniyle, davacı manen zarar gördüğünü, 4857 sayılı İş Kanunu ve Deniz İş Kanununa tabi çalışıp iş güvencesi hakkından yoksun işçilerin iş akdinin işverenlerince kötü niyetle feshinden doğan bir tazminat hakkı olmakta olduğunu, dava konusu olayda davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmakta olduğunu, çalışma süresi 6 ayı da doldurmadığından iş güvencesi haklarından yoksun olduğunu, sözleşmesi haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshedilmiş davacı için sözleşme süresince mahrum kaldığı maaş ve sair tüm ücretlerinin her şart altında kendisine ödenmesi gerekeceğini, davacının işten çıkarılmasının hemen ardından aynı göreve atamanın yapılmış olması da çelişki arz ettiğini ve feshin haklı nedene dayanmadığını gösterdiğini, davacı nedenini bile tam olarak bilemediği bir nedenden dolayı keyfi bir tutumla işten çıkarıldığını ve hemen akabinde yerine başkaca personel istihdamı yoluna gidildiğini, aldığı son net ücreti 2.500 TL olan davacı ayrıca hak ettikleri yıllık ücretli izin ücretlerinin ödenmesi gerekmekte olduğunu iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalının tüzel kişiliğe idari ve mali özerkliğe sahip, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla ilgili bir kamu kuruluşu olduğunu, Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Tübitak bağlı ve tüzel kişiliği olmayan bir birim olduğunu, kurumun ihtiyaca uygun kuruluş ve kadro statülerinin düzenlenmesinde serbest olduğunu, 09.03.2013 tarihli davacının işe alınmasına dair olur yazısında Çevre Enstitüsünde yürütülecek olan 506G215 “Deniz Araştırmaları Mükemmeliyet Merkezi Alt Yapı Projesi” kapsamında istihdam edilmek üzere işe alındığının anlaşılmakta olduğunu, davacı ile davalı kurum arasında belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, davacı ile davalı kurum arasında 04.03.2013 tarihinde 4 ayı deneme süreli bir yıllık Belirli Süreli İş Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre davacı Kadrolu Personel olarak Aşçı sıfatıyla iş göreceğini ve işe başlama tarihinden itibaren 4 aylık deneme süresine tabi olduğunun belirlendiğini, bu sözleşmenin süresi dolmadan sebep ve saiki anlaşılmayan gerekçelerle 30.01.2014 tarihinde davacı ile bu kez 04.03.2014 tarihinde başlayan ve 03.03.2017 tarihinde sona erecek ikinci bir sözleşme imzalandığını, davacı ile kurum arasında imzalanan ve 04.03.2014 tarihinde sona erecek olan sözleşme yürürlükte iken, iki ay sonra yürürlüğe girecek ikinci bir sözleşme ile yeni bir iş akdinin yapılması kurum bünyesinde davacıya olan güveni zedelediğini, zira işbu ikinci sözleşme ile ilgili olarak kurum içi hiçbir süreç işletilmediğini ve kurallar çiğnendiğini, davacının iş sözleşmesi süresince görev yaptığı kurumumuza ait araştırma gemisinin alt kısmının 09.10.2013 tarihinde aldığı darbe sonucunda hasar gördüğünü, kurum tarafından açılan Tespit davası 2014/28 (değişik iş) dosya numarasıyla İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinde halen derdest olduğunu, davacının görev tanımında, söz konusu kazayı kayıtlara geçirmek olmasa da davacı kazanın gemi personelince kuruma bildirilmemesinden haberdar olduğunu, bu olayı bilerek gizlemiş ve kurumu bu durumla ilgili bilgilendirilmemiş olması güven zedeleyici bir davranış olduğunu, bu kapsamda gemi kazasından dolayı kurumun zarara uğradığını, davacının iş akdinin gemi adamının işveren ve işveren vekiline karşı, kanuna hizmet akitlerine sair iş ve çalışma şartlarına aykırı hareket etmesi hallerinde feshedilebilir hükmü gereğince davalı kurum tarafından feshedildiğini, kurumda belirli süreli iş sözleşmeleri teamül olarak bir yıl süreli yapılmakta olduğunu, davacının iş sözleşmesinde belirlenen iş sözleşmesinin süresi henüz bitmeden 30.01.2014 tarihinde üç yıllık belirli süreli iş sözleşmesinin imzalanması kurumda daha önce yapılmamış ve mevzuatımızda yer almayan bir durum olduğunu, kurum mevzuatına aykırı olan sözleşmelerin yenilenmesi bazı personele de toplu olarak uygulandığı için bu hususta açıkça bir kötü niyet olduğunu, bu sözleşmede kurum adına Marmara Araştırma Merkezi eski başkanı Prof.Dr....’ın imzası olduğu açık olduğunu, kendisin başkanlık yetkileri, 02.02.2014 tarihli Tübitak Bilim Kurulu Kararı ile kaldırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ile davalılardan Tübitak Marmara Araştırma Merkezi vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı Tübitak Marmara Araştırma Merkezi aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dairemiz uygulamasına göre işe iade davası açılmış ise işe iade davası sürecinde iş akdi askıdadır. Dolayısıyla işe iadeye ilişkin süreç sonuçlanmadan iş akdinin feshinden söz edilemeyeceğinden feshe bağlı haklar da talep edilemez. Açıklanan nedenle işe iade davası nedeniyle iş akdinin askıda olduğu dönemde talep edildiği anlaşılan ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağına ilişkin taleplerin yukarıda gösterilen gerekçe ile usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, bu sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/03/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.