Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların, suça konu aracı tanık ...'in adresinin önünden çalıştırmak suretiyle götürmeleri, sanık ...'a ait işyerinde bulunan araçta yapılan incelemede, kontak üzerine anahtar takılı olduğunun tespit edilmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'nun 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması, ayrıca mağdur ...'n 18/07/2013 tarihli ifadesine göre hırsızlık suçunun geceleyin işlendiğinin sabit olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21/01/2014 tarihli ve 2013/2-686 E., 2014/19 K. sayılı kararında belirtildiği gibi mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı taşınır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilmemesi gerektiğ, ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçunun oluşacağı, somut olayda hırsızlık suçunu işledikleri sırada başka bir eşyaya zarar verdiklerine dair aleyhlerinde delil bulunmayan sanıkların, çaldıkları aracı daha sonra parçaladıklarının anlaşılması karşısında sanıkların eyleminin sadece hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.