Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

1.Şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; alt sınırdan ceza tayini ile hapis cezasının ertelenmesinin ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve re'sen tespit edilecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

21.08.2015 tarihinde saat 11.15 sıralarında kolluk ekiplerince 47 KG 784 plakalı çekici ve 47 KH 804 plakalı römorkun emniyet şeridinde durduğu, yanında araç sürücüsünün elinde poşetlerle yeşillik araziye girdiğinin görülmesi üzerine şahsın yanına gidildiğinde 4 adet siyah poşet içinde değişik markada toplam 497 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; sigaraları arkadaşlarına götürmek için aldığını, kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde olan tır cinsi araçta ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dosya içinde bulunan 02.11.2020 tarihli alındı belgesinden de anlaşıldığı üzere sanığın gümrüklenmiş değerin 2 katı tutarında miktarı ödediğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle indirim uygulanmadan fazla ceza tayin edilmesi,

2.Dosya içindeki KEMT varakasına göre sanıkta yakalanan kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerin "pek hafif" olmasına rağmen mahkeme tarafından "hafif" kabul edilerek sanık hakkında hükmedilen cezada yarı oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,

3.Kararda katılan taraf olarak yer aldığı halde 07.01.2016 tarihli müdahale dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunan Gümrük İdaresinin bu talebi hakkında ve dolayısıyla vekâlet ücretine ilişkin herhangi bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.