Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Dava dosyasında mevcut 08.10.2012 tarihli ve 33192 yevmiye nolu Kadıköy 27. Noterliğince tanzim olunan araç satışına ilişkin katılanın sanığı yetkilendirdiği vekâletname, sanığın bu aracı 09.10.2012 tarihinde 100.000,00 TL bedel karşılığında, sattığına dair aynı Noterlikçe düzenlenmiş 33265 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi, katılan beyanı ve sanığın, söz konusu aracı sattığına bedelini ise katılana vermediğine dair istikrarlı ikrarı karşısında sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu, söz konusu suçun, hükümden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereği uzlaşma kapsamına alındığı gözetilerek dava dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdii ile taraflar arasında usulüne uygun uzlaştırma girişiminde bulunulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tespit ve tayini gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesi,

2. Kabule göre;

a. Hüküm kurulurken uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi,

b. Kendisini vekille temsil temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.