Mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli, 2015/348 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile, SSÇ'nin aralarında gönül ilişkisi bulunan on beş yaşından küçük mağdureyi 5-6 kez dudağından öpme suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kaldığı, bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümle gereği 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, karar verilmiştir.
SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
SSÇ müdafii, 22.06.2016 tarihli ayrıntılı temyiz dilekçesinde; SSÇ tarafından gerçekleştirilen hareketlerin objektif olarak şehevi nitelikte olmadığı, 29.03.2016 tarihli sosyal inceleme raporunun içeriğinden anlaşılacağı üzere SSÇ'nin suç kastının olmadığı, muhalefet şerhinde mağdurenin şikayetçi olmaması sebebiyle SSÇ'nin beraatine karar verilmesine yönelik görüş bildirildiği, mağdurenin annesinin şikayetinin Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinde 2016/65 Esasına kayıtlı dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere husumete dayalı olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına yöneliktir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından küçük olduğu, ancak 08.02.2016 tarihli duruşma gününde on beş yaşını doldurduğu, bu tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını beyan ettiği, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103/1-son maddesi uyarınca suçun takibinin şikayete tabi olduğu, bu nedenle mağdurenin şikayetten vazgeçtiği dikkate alınarak düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca bozulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli, 2015/348 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.