Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın incelememize konu hükümden 5 yıl sonra 2023 yılında verdiği dilekçelerinde mağdur ...'ye karşı işlediği dolandırıcılık suçundan başka bir dosyada yargılama yapıldığını, mağdurla uzlaştıklarını, hakkında düşme kararı verildiğini öne sürmesi sebebiyle sanık hakkında UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanığın şerikleriyle birlikte örgütlü olarak dolandırıcılık suçu işledikleri iddiasıyla sanık ve şerikleri hakkında örgüt yöneticiliği ve örgüt adına işledikleri her bir dolandırıcılık fiilinden dolayı cezalandırılmaları istemiyle kapsamlı bir kamu davasının açıldığı, açılan bu kamu davasında açıkça ...'nin mağdur ...'ye yönelik dolandırıcılık eyleminden dolayı daha önceden kamu davası açıldığı ve bu davanın Ankara Batı Adliyesinde görülmekte olduğunun belirtildiği, ancak sanığın şeriklerinin mağdur ...'ye yönelik dolandırıcılık eylemlerinin dava konusu edildiği, bahse konu bu davada sanık ...'ye ulaşılamaması nedeniyle hakkındaki yargılamanın tefrik edildiği ve İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2023 tarihli ve 2017/48 Esas, 2023/417 Karar sayılı ilamıyla -iddianamede sanık ...'nin mağdur ...'ye yönelik dolandırıcılık eylemi nedeniyle açıkça daha önceden kamu davası ikame edilmesi sebebiyle dava açılmadığı belirtilmesine rağmen bu hususun göz ardı edilerek- 2023 yılında gerçekleştirilen uzlaşma nedeniyle sanık ...'nin mağdur ...'ye yönelik dolandırıcılık eyleminden dolayı düşme kararı verildiği, oysa ki tarafları ve konusu aynı olan incelememize konu dosyada uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle 2018 yılında mahkûmiyet hükmü verilmiş olmasının yanında davasız yargılama olmaz ilkesi de nazara alındığında bahse konu düşme kararının hukuki değerden yoksun olduğu tespitiyle yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine esas alınan ilama konu suç eşyasının satın alınması suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak, Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ve 2008/1010 Esas, 2010/620 Karar sayılı ek kararı ile uzlaşmanın sağlanması nedeni ile davanın düşmesine karar verildiği anlaşıldığından belirtilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında sözü edilen ilamı dışında tekerrüre esas alınabilecek başka kayıt bulunmadığı halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.