Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 8 ve 11 parsel parsel sayılı 2.496,77 ve 33.742,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 117 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 117 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ise ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptali ve miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının iddia ettiği gibi davalılar tarafından davacının arazisine yönelik bir sınır ihlalinin bulunmadığı, davacının iddiasının aksine dava konusu taşınmazların davacının babası tarafından kadastro çalışmalarından önce davalıların murisine satıldığı belirtilerek, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların murisi ... adına kayıtlı tapu kaydının kapsamında olup, sözü edilen tapunun dava konusu taşınmaza komşu 117 ada 9 parsel sayılı taşınmaza eksik revizyon gördüğünü ileri sürerek miras payına yönelik olarak dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazların tapu kayıt maliki olan davalılar ile davacı (ve murisi) arasında miras ilişkisi bulunmamakta olup, davalı taraf, davacının miras bırakanı Mustafa terekesine göre 3. kişi durumundadır. Terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak yoktur. Bu durumda davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece belirtilen gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile esastan ret kararı verilmesi isabetsiz ise de; verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2016/15549 - K. 2020/1151
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/15549 |
| Karar No | 2020/1151 |
| Karar Tarihi | 10.03.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"