Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı Vekili İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ...Ş. iş yerinde 20/09/2008 tarihinde güvenlik şefi olarak işe başladığını, davalı ... İnşaat A.Ş.ye ait Viaport'da çalışmaya devam etmekte iken iş akdinin 19/01/2012 günü haksız şekilde feshedildiğini, son maaşı 1.856,89 TL olan davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının eksik ödendiğini, fazla mesai ve bir kısım işçilik alacaklarının ise hiç ödenmediğini iddia ederek; 1.000,00 TL fark kıdem tazminatı, 1.000,00 TL fark ihbar tazminatı, 1.000,00 TL fazla mesai ücreti, 1.000,00 TL resmi ve dini tatil ücreti, 1.000,00 TL hafta tatili ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL’nin iş akdinin fesih tarihi olan 19/01/2012 tarihinden itibaren, ihbar tazminatı farkı yönünden yasal faizi, diğer alacaklar yönünden en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı ...Ş. Vekili Cevabının Özeti:
Davalı vekili, huzurda görülen davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının iş yerinde 20/09/2008-19/01/2012 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin brüt 938,70 TL olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatlarının en son aylık giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanarak kendisine ödendiğini, davacının yapmış olduğu fazla çalışmalar ile dini - milli bayram tatil günü çalışmaları karşılığı fazla mesai ve bayram-genel tatil ücretlerinin bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, dava tarihinden geriye doğru beş yıldan öncesine ait alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) ... ... İnş. Taah. Ve Tic. A.Ş. vekilinin 28/09/2015 tarihli Beyan Dilekçesi Özeti:
Dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğinden davadan, ıslah dilekçesinin tebliği ile haberdar olduklarını, davacı tarafın Mahkemece verilen kesin sürelere uygun davranmadığını, davacı tarafın kendisine tanınan kesin süre içinde davalı şirketin Ticaret Siciline kayıtlı adresini bildirmediğini, davacıya 25/07/2014 tarihli tensip tutanağı ile müvekkili şirketin açık adresini bildirmesi için 1 haftalık kesin süre verildiğini, 03/11/2014 ön inceleme duruşmasında Mahkemece yapılan inceleme neticesinde davacının, davalı olarak gösterilen müvekkili şirketin adresinin kendisine tanınan süre içinde bildirilmediğini, bu hususun dava sonunda değerlendirilmesine karar verildiğini, bu hususun HMK 119. maddesine aykırı olduğunu, buna göre müvekkili şirket yönünden tefrik edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının hiç bir zaman müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, diğer davalı şirketin çalışanı olduğunu savunarak davanın öncelikle açılmamış sayılmasını, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
1-Davalı ... ... İnş. Taah. Ve Tic. A.Ş.nin ünvanının kararı temyiz eden vekilin “Via Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. olarak değiştiği hususundaki açıklaması netleştirilerek Mahkemece her zaman gözetilebileceği anlaşılmıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde davalılar aleyhine işçilik alacaklarının tahsili talebi ile dava açmış, yapılan yargılama sırasında davalı ...Ş. ye usulüne uygun tebligat yapılabildiği halde, diğer davalı ... ... İnş. Taah. Ve Tic. A.Ş.ye usulüne uygun tebligat yapılamamış, Mahkemece bu konuda 25/07/2014 tarihli ara kararı ile davacı vekiline davalı ... İnşaat A.Ş.nin açık adresini bildirmesi için 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği bildirilmiş, iş bu ara kararı içeren tensip tutanağı ve ara kararına ilişkin açıklama tebligat üzerine yazılarak davalı vekiline 12/08/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili bu ihtarata rağmen davalı ... İnşaat A.Ş.nin adresini süresinde bildirmemiş ve dava dilekçesini bu şirkete tebliğ ettirmemiştir.
Yargılama sırasında tanıklar dinlenilmiş, deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış ve ıslah yapılmıştır.
Islahtan önce dava işlemden kaldırılmış olup davacı vekili 29/07/2015 tarihli yenileme dilekçesini sunmuş, dilekçede davalıların kim olduğunun yazılmadığı görülmüştür.
Islah işlemi de yenilemeden 1 gün sonra yapılmıştır.
Yenileme dilekçesi ile ıslah dilekçesi davalılara tebliğe çıkarılmış ve davalı ... İnşaat A.Ş. davadan ıslah dilekçesinin tebliği ile haberdar olduğunu belirterek ... İnşaat A.Ş. açısından açılmamış sayılma kararı verilmesini talep etmiştir.
Yenilemeden sonra da 05/11/2015 tarihli oturuma katılan davalı ... İnşaat A.Ş. vekili, şirket hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bu taleple ilgili bir karar alınmamış ve bu konuda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan hüküm altına alınan alacaklardan her iki şirket müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinin 1. bendinde, dava dilekçesinde hangi hususların bulunması gerektiği açıklanarak (b) fıkrasında davacı ile davalının adı, soyadı ve adreslerinin bulunacağı, aynı maddenin 2. bendinde eksiklik halinde davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verileceği, eksikliği tamamlamaması halinde davanın açılmamış sayılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden yargılamaya başlanılması mümkün değildir. Bu husus, hukuki dinlenilme hakkının doğal sonucudur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/2. maddesi emredici nitelikte olup dava, süre dolduğunda kendiliğinden açılmamış sayılır. Verilecek karar sadece bu hukuki durumun tespiti niteliğindedir.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemenin, HMK’nın 119/1-b, 119/2. maddelerinin uygulanacağına ilişkin tensip zabtı, aynı ihtaratı içeren meşruhatlı tebligat evrakı ile davacı vekiline 12/08/2014 tarihinde tebliğ edildiğinden ve davalı ... İnşaat A.Ş.nin adresinin bir haftalık kesin süre içinde bildirilip tebliğ işlemi yapılmadığından dava, davalı ... İnşaat A.Ş. açısından 20/08/2014 tarihi itibarıyla açılmamış hale gelmiştir.
Bu tarihten sonra davacı vekili tarafından, davalı ... İnşaat A.Ş.'ye yönelik olarak yeniden dava açılmadığından aradaki takip etmeme sonucu yapılan yenilemenin açılmamış sayılan dava açısından hukuki bir değerinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılması gerekirken davalı ... İnşaat A.Ş.'nin hüküm altına alınan alacaklardan diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.