Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
26.08.2013 tarihinde sanık ...'a ait ... nolu telefon hattından katılan ...’ı arayan şahsın kendisini emniyet görevlisi olarak tanıtıp savcılıkla operasyon yaptıklarını, kendisinin kimlik fotokopisi ile kredi çekildiğini söyleyerek evdeki altınları bozdurup bildirdiği hesap numarasına yatırmasını istediği bunun üzerine katılanın toplam 5.185,00 TL parayı hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık olan ... hesabına gönderdiği ve ...’ın söz konusu parayı çektiği iddia ve kabul olunan olayda;
1.Sanık ...’ın söz konusu telefon hattının kendisine ait olduğunu ancak uzun zamandır kullanmadığını, katılanı kendisinin aramadığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmemiş olup katılanı olay tarihinde arayan söz konusu ... numaralı hattın fiili kullanıcısının tespit edilmemiş olması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından; öncelikle, katılanı arayan ... numaralı hattın suç tarihi ve bir hafta öncesindeki arama-aranma hts dökümlerinin çıkartılarak ilgili numaranın olay tarihi ve hemen öncesinde fiili kullancısı veya kullanıcılarının tespit edilmesi ile bu şahıslar ile sanık ...’ın irtibatının olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre de;
Sanık hakkında bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde sanık hakkındaki 10 ay hapis cezasının ertelenmesine rağmen mevcut hükümde hapis cezasının ertelenmediği ayrıca Mahkemece sanığın adli sicil kaydında yer alan Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/1921 esas, 2011/774 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün doğrudan verilen kesin adli para cezasına ilişkin olup şartları oluşmamasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmiş olması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.