Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/393 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararı ile şikayet tarihi olan 06.12.2014 tarihinden yaklaşık 3 ay kadar önce sanığın mağdurenin evine geldiği, evde mağdurenin kardeşleri ... ve ...'nın bulunduğu, birlikte televizyon izledikleri, sanığın mağdureye masaj yaptırdığı, evin diğer odasına mağdureyi çağırarak burada yerde halının üzerinde masaj yaptırmaya devam ettiği, bu sırada sanığın mağdureye yaklaşarak cinsel organı ereksiyon halindeyken mağdurenin sağ kalçasına değdirdiği, mağdurenin bunu hissetmesi üzerine sanığın yanından kalkarak pencere kenarına gittiği, sanığın pencere kenarındaki mağdureye arkadan sarılarak yine cinsel organını mağdurenin kalçasına değdirdiği, bu olaydan bir hafta sonra sanığın mağdurenin evine yine geldiği, pencere önünde mağdure cep telefonu ile oynarken sanığın mağdurenin vücudunun arka tarafına yaslandığı, cinsel organını mağdurenin kalçasına değdirdiği şeklinde kabul edilen olayda; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/1-1. cümlesi, 43,62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesiyle temyiz isteğinde bulunulmuş olup ayrıntılı temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
Olayın intikal şekli ve süresi, mağdure 06.12.2014 tarihli ifadesinde ilk eylemin bundan üç ay önce olduğunu ve ilk eylemden bir hafta sonra sanığın nişanlısıyla beraber evlerine geldiğinde ikinci eylemi gerçekleştirdiğini belirtmekle birlikte sanığın 25.06.2014 tarihinde evlenmiş olduğu dikkate alındığında olayın gerçekleştiği tarihe dair mağdure beyanının açık olmaması, sanığın savunması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin sübuta ilişikin temyiz isteği yerinde görülmüş, onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/393 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.