Kalkandere Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararının mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

İncelemeye konu mahkeme hükmünde sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık ...'in itirazı üzerine, itiraz mercii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı, kararın kaldırılması üzerine mahkemece sanık ... hakkında ayırma kararı vererek dava yeni esasa kayıt edildiği ve hakkında 28.12.2017 tarihli ve 2016/156 E.-2017/200 K. sayılı kararıyla mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf edildiği ve sanık ... hakkındaki hükmün Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli kararıyla kesinleştiği anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin, sanık ... hakkındaki ortadan kaldırılmış olan 19.09.2013 tarihli hükme yönelen temyiz talepleri inceleme dışında tutulmuştur.

Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan açılan dava ile ilgili yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında hüküm kurulmasının unutulduğu, sonrasında düzeltme şerhiyle hükme sanığın isminin eklenerek hatanın düzeltilmeye çalışıldığının anlaşıldığı ancak mahkemenin hükmün kurulması sonrasında dosyadan el çektiği ve bu şekilde hükümde değişiklik yapılamayacağı, zamanaşımı süresin içerisinde sanık hakkında hüküm kurulmasının mümkün olduğu, böylece 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinde öngörülen şekilde, davayı esastan bitirici nitelikte bulunmayan kararın temyiz kabiliyeti de olmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında kurulan hükmün; ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan cezalandırılması için dava açılmış olup mahkemece sanık hakkında hüküm kurulmamış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında kurulan hüküm bakımından onama, sanık ... hakkında unutulan hüküm bakımından ise mahalline iade kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, hükmün çelişkili olduğu ve sanık ... hakkında hüküm kurulmasının unutulduğuna, katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve esas bakımından hatalı olduğuna ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde Kalkandere Cezaevi Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde görevli olan J. Er. ...'ın saat 23.59 sıralarında cezaevi nizamiye kapı nöbetçisinin yanından ayrılarak otomatik sürgülü demir kapıdan dışarı çıktığı esnada kapanmak üzere olan otomatik kapıdan tekrar içeri girmeye çalıştığı ve otomatik kapı ile duvar arasına sıkışarak vefat ettiği olayda, sanıklar Jandarma karakol komutanı J.Kd. Bçvş. ... ile nöbetçi karakol komutan yardımcısı J.Kd. Çvş. ...'in kusursuz olduğu kanaatine varılmış, sanık ... beraatine karar verilmiştir.

1.Sanık ... bakımından;
Taksirle öldürme suçundan hakkında dava açılmış olan sanık hakkında mahkemece bir hüküm verilmemiştir. 1412 sayılı Kanunun 305 inci maddesi uyarınca Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesi uyarınca beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. Kurulması unutulmuş bir hüküm temyize konu edilmez. Sanık hakkında kurulmamış olan hükmün temyiz kabiliyeti olmadığından, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısının başvuruları incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

2.Sanık ... bakımından ise;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2024 tarihinde karar verildi.