Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'daki boru hattı yapım işinde 29.12.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, taraflar arasında yapılan sözleşme ile ücretin 610 ... Dinarı olarak belirlenmesine karşın son olarak 1.900 USD ücret aldığını, ... -... girişim ortaklığı olarak sözleşme yapılmasına rağmen tüm emir ve talimatların davalı şirketçe yapıldığını, feshin de davalı şirket tarafından yapıldığını, haftalık 45 saati aşan çalışmaların ücretlerinin ödenmediğini, cuma günü hafta tatili ücretinin de ödenmediğini, davacının dini bayramlar dahil tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ve ücretinin ödenmediği, 2012 yılında ...'da baş gösteren siyasal nedenlerle işin devam etmediğini ve bunun sonucunda iş sözleşmesinin sona erdirildiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ... da ... -... girişim ortaklığında çalıştığını, davanın da ...'da açılması gerektiğini, ... ile Türkiye arasında imzalanan Türkiye ... İş Gücü Anlaşmasının 1. maddesine göre çalışma şartlarından doğan hak ve yükümlülüklerinin ... çalışma mevzuatına tabi olduğunu, davacının ... da çıkan iç savaş nedeni ile şantiyenin kapatılması sonucu işten çıkartıldığını, kıdem tazminatının ve diğer haklarının banka kanalı ile ödendiğini, zorlayıcı haller nedeni ile iş akdi feshedilen işçinin ihbar tazminatı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi gerekmektedir.
Aynı yasanın 298 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir.
Belirtmek gerekir ki, hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun (hüküm fıkrasının) çelişmesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince başlı başına bir bozma nedenidir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece tefhim edilen kısa kararda kabulüne karar verilen işçilik alacaklarının miktarının Türk Lirası üzerinden belirlenmesine rağmen gerekçeli kararda Türk Lirası olarak belirtilen miktarların sehven yazıldığı ve bunların Amerikan Doları olarak düzeltildiği belirtilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.