Mahkûmiyet

A-Katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde
Katılan ... vekilinin 21.01.2020 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesinde öngörülen ancak mahkemece yanıltma nedeniyle 15 gün olarak belirtilen süreden sonra 29.06.2020 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla; temyiz talebinin aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

B-Sanığın temyizinin incelenmesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, dosya kapsamından katılanlar ile katılan ... vasıtasıyla telefon üzerinden de görüştükten sonra paraları ... aracılığıyla gönderdiği yine ...’in de iş bulması vaadiyle sanığa para göndermiş olması karşısında her bir katılana yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup bu husustaki tebliğnamedeki düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Hüküm fıkrasında 5271 sayılı CMK'nın 253/22. maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38. maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, 08.03.2016 tarihli hükmün şikayetçinin temyiz isteminin ret edilmesi nedeniyle sanık lehine bozulması karşısında lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin de hukuka aykırı şekilde sanığa yükletilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin paragraf çıkarılarak yerine '', "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma sonrası yapılan uzlaştırma giderinin sanıktan tahsiline, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.