Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay öncesinde tarafları tanımadığını ve sivil giyimli kişilerin polis olduğunu bilmediğini iddia eden sanığın, olay yerinde yaşı küçük çocukların müştekiler tarafından dövüldüğü düşüncesiyle yaşanan kavgayı ayırmak amacıyla havaya ateş ettiğini iddia etmesi, bu iddiasının aksini ispatlayacak bir delilin bulunmaması, mahkemece sanığın müştekilere silahı doğrulttuğunun kabulünün aksine; müşteki polislerin sanığın havaya ateş ettiğini söyledikleri ancak; silahı kendilerine doğrulttuğu yönünde bir beyanlarının da bulunmaması karşısında, eyleminin TCK'nın 170. maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.