Davacı, sendikanın yeterli çoğunluğunun bulunduğuna ve olumsuz yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı ... Bakanlığınca, diğer davalı ...Ş.- ... Döküm Makine San. Tic. A.Ş. işyerinde çalışan toplam işçi sayısının yüzyetmişbir, davalı ... ... Sendikasına üye işçi sayısının doksan, müvekkil sendika üye işçi sayısının ise olarak kabul edilip yetkili sendika olarak davalı ... ... Sendikasının tespit edildiğini, tespit kararının 03.11.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, yapılan tespitin tamamen hatalı, yanlış ve gerçek dışı olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle çoğunluğa esas alınan yüzyetmişbir toplam çalışan işçi sayısının gerçeği yansıtmadığını, 2010 yılı başından itibaren müvekkil sendikanın ... işyerinde teşkilatlanmaya başlamasından sonra, davalı işverence yetki için başvuru tarihi olan 03.09.2010 tarihine kadar olan süreçte yeni işçi alınarak ve hatta davalı işverenlik bünyesinde taşeron işçi olarak çalışanların dahi davalı işverenin daimi işçisi yapılarak nisaba esas çalışan sayısın muvazaalı olarak artırıldığını, işveren tarafından müvekkil sendikalı üye olan işçilere çok büyük sendikal baskı uygulandığını, önceden planlanmış ücretli izinlerinin öne çekilerek yetki mücadelesi aşamasında ... yerinden müvekkil sendika işçilerinin uzaklaştırıldığını, yetki başvuru öncesinde müvekkil sendikanın yetki almasını önlemek gayesiyle yeni işçi alımı yapılarak bu işçilerle birlikte mevcut kapsam dışı personelinin tamamına yakını davalı ... ... Sendikası üyesi yapıldığını, sendikal baskının halen dahi devam ettiğini, bu kapsamda yine
tamamına yakını müvekkili sendika üyeleri olmak üzere çeşitli bahaneler ile işten çıkarmalar yaptığını, işverenin 2010 yılı Haziran ayından itibaren gerek medya yayını, gerekse ... kamuoyuna yapmış olduğu açıklamalarla müvekkil sendikanın ... ve iştiraki olan davalı ...'ta çoğunluğu sağlamasının önüne geçmek için gerekirse tüm işçiyi çıkarabileceğini, yerlerine ne kadar işçi gerekiyorsa alabileceğini açıkça deklare ettiğini, bu düşüncesinde ki ciddiyetini göstermek gayesiyle ilanlar verip kısa süre içerisinde 17.000 ... başvurusu topladığını, bunun sendikal kararsızlık içerisinde olan işçilerin gözü önünde, onlara gözdağı verircesine yapıldığını, yine hiç bir zaman sendikalı olmamış, Toplu ... Sözleşmelerinden hiçbir zaman yararlanmamış ve bundan sonra da faydalanması mümkün olmayan kapsam dışı personelinde çalışan sayısına dahil edilerek çoğunluğa esas sayının artırıldığını ve bu personelin ... ... Sendikasına işveren baskısıyla üye yapılarak davalı sendika işçi sayısının artırıldığını, kapsam dışı personel işçi sayısının hesaptan çıkarılması durumunda toplam işçi sayısının tespit edilenden çok aşağıda olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca yeni işçi alımı için başvuruların özellikle vardiya çıkışlarında kabul edildiğini, sırf müvekkil sendika yetkisinin alınmasını engellemek için plansız olarak işe alınan yeni işçilerin tamamının kapsam dışı personelde olduğu gibi ... ... Sendikası üyesi yapıldığını, müvekkil sendikanın ilk aşamada ... yerinde işçi statüsünde çalışan yüzelli civarında çalışan işçinin yüzyirmisinin yani %80'ni üye kaydettiğini, işverenin paniğe kapılarak bu geçişleri durdurmak ve işçileri geri getirebilmek amacıyla şirket programında olmayan ve hatta davalı ... ... Sendikasının dahi bir talebi bulunmazken davalı sendikaya üye olarak kalan işçilere her ayın 15'inde altı ay müddetle 350,00 TL ek ödeme yapmayı vadettiğini, bunun davalı sendika yararına yapıldığının açık olduğunu, bunun üzerine bir kısım işçilerin bu ekonomik çıkardan faydalanabilmek amacıyla müvekkil sendikadan istifa ederek ... ... Sendikasına dönmeye başladıklarını, ilk ödemenin yapılacağı 15 Temmuz 2010 tarihine kadar bir kısım işçinin ... Metal Sendikasından ayrıldığını, nitekim kararlaştırılan bu ek ödemelerden ilkinin yapıldığını, 15/07/2010 tarihinde eşitlik ilkesine aykırı olarak sadece ... ... Sendikasına üye olanlar ile kapsam dışı personele ödemenin yapıldığını, müvekkil sendika üyesi işçilerin bu ödemelerden yararlandırılmadığını, konuyla ilgili dava açılması üzerine işverence müvekkil sendika üyelerine de apar topar ödeme yapıldığını, devam eden süreçte işverenin davalı sendika yanında olduğunu ilan etmekten çekinmeyip işçilerin Anayasal hakları olan sendika seçme özgürlüklerini kısıtlamaya yönelik tutum ve davranışlarını daha sert uygulamalarla ortaya koymaya başladığını, işçilerin ekmekleri ile tehdit edilip evleri aranarak tehditlere maruz bırakıldığını, işyerine getirilen noter vasıtasıyla işveren vekilleri ve ... ... Sendikası temsilcileri huzurunda üyelerin istifa ettirildiği, hatta şiddet, tehdit ve türlü baskılardan bunalan işçilerin intihar girişiminde bulunduğunu, olayların adliyeye ve basına yansıdığını, yine teskereyi yapılması gereken kömür yardımında müvekkil sendika teşkilatlanmasına öncülük eden işçiler dışında tüm işçilerin yararlandırıldığını, basın yoluyla ... yerlerinde ... ... Sendikasını yetkili kılabilmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmayacağı hususunun ve başka bir sendikanın yetki almasına müsaade edilmeyeceğini, davalı işverence yerel basın yayın organları vasıtasıyla alenen ilan edildiğini, oysa davalı işverence sendikal mücadele döneminde hiç taraf olunmaması gerektiğini, yapılan hukuk dışı eylemlerde davalı ... ... Sendikasının da uygulamalara sessiz kaldığını, bu nedenlerle davalı işveren ve ... ... Sendikasınca müştereken yürütülen muvazaalı ve hukuka aykırı işlemler sonucu davalı Bakanlığın iradesinin fesada uğratılarak davaya konu tespit kararının ortaya çıktığını
belirtilerek, davalı için yapılan olumlu yetki tespitinin, müvekkili için yapılan olumsuz yetki tespitinin iptaline, 03.09.2010 tarihi itibariyle müvekkili sendikanın yeterli çoğunluğunun bulunduğunun tespitini talep etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili; davanın yetki tespitine tebliğinden itibaren yasada öngörülen altı ... günü içerisinde açılmadığını, dava ikamesinde yasanın aradığı yasal prosedüre uyulmadığını, başvuru tarihi itibariyle ... yerinde 171 işçinin çalışmakta olduğunu, bunlardan 75'inin davacı, 90'nın ise davalı sendika üyesi olduğunu, bu nedenle davacı için olumsuz yetki tespiti, davalı için sendika için ise olumlu yetki tespiti yapıldığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçek olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; Davalı ... vekili; davalı ... yerinde çalışan işçi sayısının artış göstermesini, mevcut yönetiminin ... yerini verimli yönettiğinin kanıtı olduğunu, davalı ...Ş' nin %99 nispetinde hisselerine sahip olan ...'in 1994 ekonomik krizinden sonra kapanma noktasından itibaren geçirdiği aşamaların kamuoyu tarafından bilindiğini, Devletin ...'in 1 TL'ye elinden çıkarmak mecburiyetinde kalması sonucunda 1994 ve 2001 ekonomik krizlerinden sonra son 7 yıldır mucizevi bir toparlanma süreci yaşayarak fabrika bünyesinde çok büyük önemli modernizasyonlar yanında yeni üretim birimlerinin devreye sokulduğunu, halen inşaatı devam edenlerin de bulunduğunu, bu nedenle yeni işçi alımının kurumun geleceği açısından alkışlamak yerine eleştirmenin, yetki konusunda işverenin taraf tutması biçiminde değerlendirilmesinin ve muvazaalı alım gibi göstermek ...'i hiç tanımamak anlamına geldiğini, kapsam dışı personele 2821-2822 sayılı Yasalarla tüm mevzuata egemen olan düşünce bazında her çalışanın sendika üyesi olması ve Toplu ... Sözleşmelerinden yararlanması amacına ve ... yerinde çalışanlar arasında ücret dengesinin sağlanmasının, TİS dışı personelin olmaması ve ya çok az sayıda tutulmasının, ... barışını sağlayıcı bir unsur olduğunu, ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına işverence sunulan işçi sayısının 252 olduğunu, bunlardan Müdür, Müdür Yardımcısı ve bir personel kapsam dışı olduğundan, sendikalı olabilecek işçi sayısının 249 olduğunun, bu çalışanların 168 tanesinin müvekkili ... ... Sendikası üyesi olduğunu, davacı sendika üye sayısının ise 81 olduğunu, oysa Bakanlıkça çalışan işçi sayısının 171, ... ... üye sayısının 90, davacı sendika üyesinin ise 75 olarak kabul edildiğini, müvekkil sendikaları aleyhine 78 üyelerinin yetki tespitinde dikkate alınmadığını, bu yönüyle bakanlıkça yapılan tespite itiraz ettiklerini, mahkemece bu hususun dikkate alınması gerektiğini, müvekkil sendikanın aynı ... yerinde yıllardan beri bir çok dönemler TİS yapma yetkisi aldığını, bu uğurda uzun yıllara dayanan sendikal mücadelesinin bulunduğunu, davacı sendikanın 3 aylık kısa bir sürede teşkilatlanmaya başlayarak yetki alabilmek uğruna ... yerinde ve işçiler arasında olumsuzluklar yaratacak mevzuat dışı eylemlerde bulunmaya yöneldiğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili; davacının talep ve iddialarının gerçekle örtüşmeyen hukuka aykırı iddialar olduğunu, müvekkili ... AŞ'nin hisselerinin bir bölümünün ... AŞ'ye ait olduğunu, şirketin döküm makine parçaları ve bunun gibi imalat işleri yaparak ...'in yedek parça ve yatırım malzemelerini temin etmek gayesiyle kurulduğunu, ... AŞ'nin ise Entegre ... ... ve Mamulleri üretmek gerçekleştirilerek ağır sanayi alanında faaliyet gösteren alanında ülkemizin ilki olan,
büyüklük açısından ise ilk 50 şirket arasında bulunan büyük bir şirket olduğunu, son 6-7 yıldır mali yapısında gösterdiği düzelmeler neticesinde bir takım yenilemeler ve kapasite artırımlarının da dahil olduğu bir çok yeni yatırımların gerçekleştirildiğini, davacı ... Sendikasının herhangi bir programlanmaya dayanmadan yeni işçiler alınarak hesaba esas çalışan sayısının muvazaalı olarak artırıldığı iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, yapılan tespitte belirlenen işçi sayısından daha fazla işçi çalıştırıldığını ileri sürerek muvazaa, işveren ve ... yeri tanımları ilgili doktrindeki açıklamalara değinmek suretiyle sendikalar Kanunundaki üyelikle ilgili yasa maddelerine atıfta bulunulduğunu, ancak yapılan açıklamalardan sonra kapsam dışı işçilere sendikaya üye olamayacak kimselerden sayılmadığını, kapsam dışı personele sendikalı üyesi olmasını engel bir yasal düzenleme bulunmadığını, sendika üyeliğini işverenin yetki, istek ve iradesi dışında gerçekleştiğini, işçinin yasal koşulları taşıması halinde çalıştığı ... kolunda kurulu bulunan herhangi bir sendikaya üye olma ya da bulunduğu bir sendikanın üyeliğinden ayrılmaya sahip olduğu, üyeliğin hizmet akdinin bir kurucu unsuru olmaması sebebiyle işçi ile işveren arasındaki ... ilişkisinin de bundan etkilenmeyeceğini, bu bakımdan müvekkilinin ... akdi kapsamına girmeyen bir konuda müdahalesinin bulunmadığını, alt işveren işçilerinin asıl işveren işçisi olarak işe alınmalarının sebebinin ise alt işverene verilen bir kısım işlerin sonlanması yada sonlanma aşamasına gelmiş olması olduğunu, alt işveren yanında çalışan işçilerin işte ve ... yerinde deneyim kazandıklarından işe alındıklarını, bu işçilerin zaten alt işveren işçisi olarak ... yerinde önceden çalıştıkları gibi işe alındıktan sonra da ve halen ... yerinde çalıştırıldıklarını, yeni işçi alınmasının ise ...nin 2008 yılında 438 ton kapasiteli yeni bir atölye ve CNC yeni tezgahlar için yatırıma başlaması ve bunun 2010 haziran tarihinde açılmasının hedeflenmesi olduğunu, bunun için hazine müsteşarlığından 10/02/2010 tarihinde teşvik alındığını, müvekkili şirketin bu teşvik ile ilave istihdam sağlayacağının teyit edildiğini, yatırımlar sebebiyle özellikle yeni simtel yatırımı zamanında bitirilebilmesi için 3 vardiya çalışmak gerektiğini, ilave tezgah oparötörlerine ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle teşvik kapsamındakiler dahil olmak üzere 91 kişinin işe alındığını, bunlardan 80 inin yetki başvuru tarihine kadar alındığını, sonrasında 11 kişi daha alındığını ve halen alınmaya devam edildiğini, işe alınan işçilerin hepsinin ... ... Sendikasına üye yapıldığı iddiasınında yerinde olmadığını, üyeliğin işverence değil işçinin noterce düzenlediği üyelik fişine istinaden işçi sendikasınca yapıldığını, işverenin yeni işçinin sendika üyeliğini bilmesi ve bu nedenle bir baskı uygulayabilmesinin mümkün olmadığını, asıl baskının hangi vaatler ve baskılarla kısa bir süre içerisinde binin üzerinde sendika üyesi işçinin istifasını sağlayan ve henüz yetki almamış bir sendikaya üyeliğin sağlanması hususu üzerinde durulup değerlendirilmesi gerektiğini, medya yoluyla yapılan baskılara ilişkin iddiaların ise tamamen dedikodu mahiyetinde ve hayal ürünü olduğu, muvazaa izlenimi yaratmak amacına hizmet eden soyutsuz istinatlar olduğunu esasında ... yerinde çalışan işçi sayısının daha fazla olduğunu, bir an için tespit yazısında belirtilen işçi sayısının doğru kabul edilmesi halinde dahi çoğunluğun ... ... Sendikasına ait olduğunu, matematiksel tablonun bunu ortaya koyduğunu, 31/12/2010 tarihine kadar ... yerinde yetkiyi elinde bulunduran ... ... Sendikasının TİS'ne ek bir protokol imzalanarak 10/.../2010 tarihinde yetkili sendika üyesi işçilere ilk 15 Temmuz 2010'dan başlamak üzere 6 ay boyunca her ay 350,00 TL ödeme kararlaştırılmasının kanuna ve usulüne uygun olduğunu, yetkili sendikaya üye olmayanların da yasa gereği dayanışma aidatı ödemek koşulu ile TİS'nden yararlanabileceklerini, tehdit iddiaları ile ilgili Savcılık tarafından takipsizlik kararları
verildiğini, sendikal baskı nedeniyle açılmış veya karar verilmiş bir ceza davası bulunmadığını, yıllık izinlerin Ocak ayı içinde planladığını ancak ... yeri ihtiyacı doğrultusunda planlananın dışındaki bir zamanda Mayıs ve Eylül döneminde kullandırıldığının işyeri kayıtları ile ... olduğunu, müvekkil şirket uygulamalarının sendikal baskı aracı olarak kullanıldığının ... Müfettişi raporunda da tespitine ilişkin iddianın müvekkil ... yeri ile ilgili gerçek olmadığını, ... AŞ ... yerinde böyle bir incelemenin yapılmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davacı sendikanın 2010 yılı sonunda sona erecek TİS öncesinde yetki alabilmek gayesiyle davalı işyerinde çalışan işçilere yönelik çalışmalara başladığı, süreçte yetkili sendikanın işyerinde uzun yıllardır yetki sahibi olan davalı ... ... Sendikası olduğu, Haziran ayının ilk iki haftası yoğun bir şekilde yetkili sendikadan istifa edilerek davacı sendikaya üye olunduğu, ilk etapta gerçekleşen istifa ve yeni sendikaya geçiş ile birlikte davacı sendikanın yeterli çoğunluğu sağlayacak işçi sayısına ulaştığı, bu tarih itibariyle (Haziran ayının 2.haftası itibariyle), kapsam dışı personel ile taşeron işçilerin henüz sendikalı olmadıkları, davalı işveren ile ... firması arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin sürmekte olduğu, Haziran ayı ortalarında davacı sendika tarafından yeterli çoğunluğun üzerinde işçi üye kaydı sağlanmış iken, durumun değişerek istifalar ile birlikte davalı sendika lehine istifa ve üyelikler gerçekleştiği, bu süreçte ve 05/08/2010 tarihinde ... firmasının alt işverenlik sözleşmesinin süresi bitmeden anlaşma yapılarak sona erdirildiği ve alt işveren işçilerinin davalı işverence işe alınarak çalıştırılmaya devam edildikleri, 2-3 Ağustos 2010 tarihleri ağırlıklı olarak Yeşilçalıdan geçen tüm işçilerin davalı sendikaya üye oldukları, davalı işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olsa da evvelce aynı sözleşmeyi tekrar tekrar yapmış tarafların yürürlüğünün bitmesinin yedi aylık bir zaman olmasına rağmen herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve karşılıklı bir talepte bulunulmadan feshedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine Ağustos ayı itibariyle işe başlangıç tarihleri 1995 ile 2007 yılları arasında olan kapsam dışı personelin tamamının davalı sendikaya üye olduğu, müfettiş raporunda alt işveren işçilerinin nisaba dahil edilmemesi yönündeki tespitin gelişen olaylar silsilesinde yerinde görüldüğü, alt işveren işçilerinin eski işlerini sürdürdükleri, teşvik kapsamında yeni oluşan istihdam alanlarında çalıştırılmadıkları, evvelki yıllarda muvazaalı asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulup sürdürülmesine rağmen son dönemde çoğunluk tespitinin kaybedildiği süreçte kadroya alınıp davalı sendika üyesi olmaları sebebiyle nisaba dahil edilmemesi gerektiği, davacı sendikanın çoğunluğu sağlamasından sonra davacı işverence yapılan işten çıkarmalar, davalı sendika çalışanlarına yönelik getirilen ayrıcalıklı ödemeler, plan dışı ve zorunlu ücretli veya ücretsiz için kullandırılması yönündeki uygulamalar, alt işveren işçilerinin ve kapsam dışı personelin tamamının davalı sendikaya üye olması, müfettiş raporunda tespit edilen hususlar ile varılan sonuçlar, süreçte gerekliliği ortaya konulamayan yeni işçi alımına dair ilan ve başvurular ile izlenen ..., sunulan mahkeme kararları içeriklerine göre yetki mücadelesi aşamasında işverenin yukarıda sayılan yasa hükümlerini ihlal ettiği, işverenin davalı sendikayı tercihine yönelik güçlü deliller bulunması karşısında ve kapsam dışı personel maaşlarından sendika üyelik aidatlarının kesilmediği birlikte dikkate alındığında kapsam dışı personelin nisaba dahil edilmesinin mümkün olmadığı, sonuç olarak davalı işyerinde çalışan alt işveren ve kapsam dışı personelin nisaba dahil edilemeyeceği, sonra rapordaki rakamsal verilerin
sunulan kayıtlar ve taraf vekillerinin süreçte bildirmiş olduğu rakamlarla uyumlu olduğu, Bakanlık tespitinde davacı sendikaya üye sayısının eksik hesaplandığı hususunun birinci ve üçüncü raporlarda tespit edildiği, ilk rapor ile son rapor arasında davacı sendika üye sayısı bakımından 79 ve 81 üye tespiti yapılarak farklı sonuca varılmış ise de, farkın Ümit ... adlı işçinin ilk raporda davalı, son raporda davacı sendika üyesi kabul edilmesinden, ... Er adlı üyenin ise üyelik fişinin sonradan sunulmasından kaynaklandığı, esasen bu durumun sonuca da etkili olmadığı, kapsam dışı personelin nisaba dahil edilmemesi neticesinde müfettiş raporuna göre toplam işçi sayısının 153 (171-18=153) olduğu, son bilirkişi raporunda belirlenen 4. olasılığa göre ise toplam nisabın 150 olduğu, her iki durumda da yasanın aradığı çoğunluğa davacı sendikanın sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe ve Sonuç:

I-Yasal Dayanaklar:
2821 Sayılı Sendikalar Kanunu’nun 22’inci maddesinde, “Sendikaya üye olmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. İşçi veya işverenler aynı zamanda ve aynı işkolunda birden çok sendikaya üye olamazlar. Birden çok sendikaya üye olunması halinde, sonraki üyelikler geçersizdir. Bir işyerindeki işçiler yardımcı işte çalışsalar bile ancak işyerinin bağlı olduğu işkolunda kurulu sendikaya üye olabilirler…” düzenlemesi yer almıştır.
Yine aynı yasanın 25’inci maddesinin 1’inci fıkrasında, “İşçi veya işveren, sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.” denilmiştir.
2822 Sayılı Toplu ... Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 12’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (... ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu ... sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri veya işyerleri için toplu ... sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasanın 13’üncü maddesinde, “Bir toplu ... sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (... ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının tespitini ister. İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu ... sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.” denilmiştir.
Söz konusu yasanın 15’nci maddesinde ise, “Kendilerine 13 ve 14 üncü maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi
olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı ... günü içinde işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki ... davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir. Toplu ... sözleşmesi birden fazla bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı hallerde itiraz ...'daki ... mahkemesine yapılır. İşletme toplu ... sözleşmesi için itiraz, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki ... mahkemesine yapılır. İtiraz dilekçesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya ilgili Bölge Müdürlüğüne kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunu temsil edemeyen sendika yetki itirazında bulunamaz.
İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata iddiasıyla süreye ilişkin itirazları mahkeme altı işgünü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme duruşma yaparak karar verir. Duruşma sonunda verilecek karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay’ca on beş gün içinde kesin karara bağlanır.
Mahkemeye itirazın yapılması, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
4857 Sayılı ... Kanunu’nun 2‘nci maddesinde, “…Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl ... bölünerek alt işverenlere verilemez…” denilerek alt işverenlik ilişkisinde muvazaaya bağlanan hukuki sonuç açıklanmıştır.
Nihayet 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinde, “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır…” hükmü yer almıştır.

Dosya kapsamının; bilirkişi raporları, tanık beyanları, hukuki mütalaa, 16.07.2010 tarihli yeni doksan tane yeni işçi alınmasına dair yönetim kurulu kararı, 01.....2010-03.09.2010 tarihleri arasında çalışan kapsam içi ve kapsam dışı personel, işe giriş tarihleri, son üç dönem toplu ... sözleşmeleri, Ücretsiz ine çıkarılan işçilerin listesi, ... firması ile yapılan sözleşme ve işyerinde çalıştırılan işçi sayısı ve listesi, 2010 yılı fazla çalışma ve vardiya çizelgesi, 01.....2010- 03.09.2010 tarihleri arasında çalışan işçilerin ismi, görevi ve işe giriş tarihi ile sendika durumunu gösterir liste, 01.....2010-03.09.2010 tarihleri arasında çalışan işçilerden ... sözleşmesi feshedilen 19 işçinin isim listesi, 01.....2010-03.09.2010 tarihleri arasında çalışan ve 2010 da izin kullanan 198 işçinin izin çizelgesi, 2009 yılı izin çizelgesi, yatırım teşvik belgesi, 01.....2010-03.09.2010 tarihleri arasında çalışanların izin ve çalışma durumunu ve devamını gösteren kontrol listesi, kömür parası alanların listesi, ... şirketinin alt işverenlik sözleşmesi ve işçilerinin isimlerini gösterir liste ile 05.08.2010 tarihli sözleşmenin karşılık feshine dair tutanak, sendikal nedenle işten çıkarıldığı için ... ... Mahkemesince işe iade kararı verilen 19 işçiye ait mahkeme kararları, davacı ... davalı sendika üye kayıt fişleri, davalı işyeri dönem bordroları, gazete haberleri, 03.09.2010 tarihli yetki tespiti istemleri, davalıya ait işyerine ilişkin yetki dökümü,
yetki tespit raporu ile olumlu ve olumsuz yetki tespit yazıları, yetki döküm listesi tebliğ belgeleri, davalı işveren vekilleri hakkındaki sendikal hakları engelleme suçundan verilen takipsizlik kararı ile itirazın reddine dair Ağır Ceza Mahkemesi Kararı’ndan oluştuğu görülmüştür.
Davalı Bakanlığın olumlu yetki tespit işleminde, davalı ...’nın başvuru tarihi olan 03.09.2010 tarihinde diğer davalı ...işyerinde çalışan 171 işçiden 90 tanesinin üyesi olması nedeniyle işyerinde yasanın aradığı gerekli çoğunluğu sağladığı tespit edilmiştir.
Davalı Bakanlığın olumsuz yetki tespit işleminde ise, davacı ...’nın davalı ...işyerinde başvuru tarihi olan 03/09/2010 tarihinde çalışan 171 işçiden 75 tanesinin üyesi olması nedeniyle işyerinde yasanın aradığı gerekli çoğunluğu sağlayamadığı tespit edilmiştir.
Dosyada yer alan hukuki mütalaada özetle; “Davalı işverence 80 yeni işçinin işe alınmasını işletmesel olarak haklı kılacak objektif bir nedenin mevcut olmadığı, olayların meydana geliş sırası göz önüne alınarak bir değerlendirme yapıldığında yetki mücadelesinin çok yoğun bir biçimde yaşandığı, yetkili sendikadan yoğun istifaların olduğu, bu istifaların önünü keserek, TİS’e taraf işçi sendikasının yetkiyi kaybetmesinin engellenmesi için işveren tarafından bir dizi işlem yapıldığı bir dönemde alt işveren işçileri yetkili sendikaya üye olduktan sonra, yetki başvurusundan kısa bir süre önce at işveren ilişkisinin sona erdirilerek işçilerin asıl işveren kadrolarına geçirilmesi, işyerinde örgütlenme mücadelesi veren rakip sendikanın yetki almasını engellemeye yönelik bir davranış olarak muvazaalı olduğu, olayda işveren ve alt işveren alt işverenlik ilişkisine son vermek istememekte ancak, rakip sendikanın yetki almasını engellemek için görünürde alt işverenlik sözleşmesini iptal ederek işçileri kendi kadrosuna almakta böylece başvuru tarihindeki işçi ve üye sayılarına göre yapılacak yetki tespitini engellemeye çalışmakta olduğunu, işçinin bireysel, işçi sendikasının kolektif sendika özgürlüğünü engellemeye matuf muvazaalı bu işleminin hukuken korunmasının mümkün olmadığı, ... AŞ’deki yetki sürecinde de ... AŞ. yönetimince kanuna karşı hile oluşturacak şekilde yeni işçi alınması ve bu işçilerin topluca işveren tarafından desteklenen ... ... Sendikasına üye olmaları, işyerinde örgütlenme mücadelesi veren ... Metal Sendikasına üye işçilerin işten çıkartılması veya fesih niteliğinde olacak şekilde plansız ücretsiz izne gönderilmesi, kapsam dışı personelin ... AŞ tarihinde ilk defa hem de yetki başvurusundan çok kısa bir süre önce topluca işverence desteklendiği görülen ... ... Sendikasına üye olmaları, alt işveren işçileri işverence desteklenen ... ... Sendikasına üye olmalarından sonra alt işveren ilişkisine son verilerek bu işçilerin ... AŞ’ in bağlı ortalığı ... AŞ kadrolarına geçirilmeleri, yetki sürecinde sadece işverence desteklenen ... ... Sendikasına üye işçilere ek ödeme yapılmasının kararlaştırılması ve benzeri nitelikte işyerinde örgütlenme mücadelesi veren ... Metal Sendikasının yetki almasını engellemeye yönelik işveren davranışları da hem bu olaylara yönelik işveren davranışları da hem bu olaylara konu işçilerin bireysel sendika özgürlüklerini hem ... Metal Sendikasının kolektif sendika özgürlüğünü ihlal ettiği” ifade edilmiştir.
İlk bilirkişi raporunda özetle; “... A.Ş. işyerlerinde toplu ... sözleşmesi yapmak için iki işveren vekili hariç 252 işçi bulunduğu ve bu işçilerden 79’unun davacı ... üyesi; 170’inin ... ... Sendikası üyesi bulunduğu ve toplu ... sözleşmesi yapma yetkisinin ... ... Sendikasına ait olduğu, sonradan işe alman 88 kişinin büyük bir kısmının zaten işyerinde çalışmakta olduğu, yeni işçi alımı olarak değerlendirilemeyeceği, alt işveren dışındaki yeni alınanların yapılan yatırım, kurulan atölye ve alınan CNC tezgahlarının işletme kapasitesine uygun olduğu, bunun dışındaki işletmesel kararların denetim dışında olduğu, sonradan işe alınan bu işçilerin ... ilişkisinin geçersiz sayılması durumunda dahi işyerinde iki işveren vekili hariç 163 işçinin bulunduğu, bu işçilerden 79’unun ... üyesi, 84 ünün de ... ... Sendikası üyesi olduğu sonucuna varılarak her iki durumda da ... ... Sendikasının toplu ... sözleşmesi yapmaya yetkili olduğu, davalı işveren tarafından yapıldığı iddia edilen eylemlerin yetki bakımından sonucu değiştirmediği; Aslında bu iddiaların yetki değerlendirmesi dışında başka hukuki yaptırımların konusu olduğu için değerlendirme dışında kaldığı” ifade edilmiştir.
İkinci bilirkişi raporunda ise özetle; “Öncelikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yapmış olduğu tespitteki alt işveren işçilerinin toplu ... sözleşmesi yetki tespiti için aranan işyerinde çalışan işçi sayısına dâhil edilmemesinin yerinde olduğu, Bakanlığın yetki tespitinin hesabında o zamana kadar işyerinde yıllarca asıl işverenin işçisi, kapsam dışı personel olarak çalışanların toplu ... sözleşmesi yetki tespiti için müracaata çok az bir zaman kala ... ... Sendikası üyesi olması ve Bakanlığın da bu kişileri sayıya dâhil etmesinin ise yerinde olmayıp, işverenin baskısı sonucu gerçekleşen bir eylem görüntüsü verdiği, sonuç olarak yapılan tespitler sonucu yetki tespiti için başvuru tarihinde ... Metal Sendikasının toplam 75 üyesinin bulunduğu (Bakanlığın ... Metal Sendikasının üye sayısı ile ilgili tespiti doğru görülmektedir), ... ... Sendikasının ise Bakanlıkça varlığı belirtilen toplam 90 üyesinin söz konusu olmayıp, toplam 18 kapsam dışı personelin çıkarılmasını müteakip toplam 72 üyesinin bulunduğu, böylelikle ... işyerinde yetkili Sendikanın ... olduğu” ifade edilmiştir.
Üçüncü Bilirkişi raporunda özetle; “Alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu ve bu işçilerin başından beri davalı şirket işçisi olarak nisapta dikkate alınmaları gerektiği, ayrıca alt işverenin işçilerinin yatırım teşvik belgesi kapsamında işe alınması ve halen çalıştırılmaya devam edilmesi karşısında nisapta dikkate alınmalarını gerektirdiği belirtilerek çeşitli ihtimallere binaen;
Alt işveren sözleşmesinin geçersiz olduğu veya geçerli olmakla birlikte alt işveren işçilerinin ... bünyesine alınarak çalıştırılmalarında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve kapsam dışı personelin de çoğunluk tesbitine esas nisap içinde değerlendirilmesi gerektiği hususunun kabulü halinde işyerinde çalışan işçi sayısı 250, ... üye sayısı 168, ... üye sayısı da 81 olmakla, (işyerinde yetkiye sahip olabilmek için yarıdan fazla işçinin sendika üyesi olması gerekliliği karşısında 250/2= 125, yarıdan fazlası 126) ...-... Sendikasının Kanunun aradığı çoğunluğu sağladığı, bu haliyle ... işleminin yerinde olduğu,
... AŞ ile ... firması arasındaki alt işverenlik sözleşmesinin geçerli olduğu, ancak 3.9.2010 başvuru tarihi öncesi dönemde çoğunluğu ... firmasından olmak üzere ... AŞ’ye girişi yapılan 82 işçinin çoğunluk tespitinde dikkate alınmaması gerektiğinin kabulü halinde, başvuru tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısı 168, ... üye sayısı 86, ... üye sayısı 81 olmakla (işyerinde yetkiye sahip olabilmek için yandan fazla işçinin sendika üyesi olması gerekliliği karşısında 168/2= 84, yarıdan fazlası 85), olduğu bu sonuca göre ...-... Sendikasının Kanunun aradığı çoğunluğu sağladığı,
Alt işverenlik sözleşmesinin geçersiz olduğu veya geçerli olmakla birlikte ... bünyesine alınarak çalıştırılmalarında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı
ancak bir önceki toplu ... sözleşmesine göre kapsam dışı bırakılan işçilerin çoğunluk tespitinde dikkate alınmaması gerektiğinin kabulü halinde ise, işyerinde çalışan toplam işçi sayısı 232, ... üye sayısı 150, ... üye sayısı 81 olmakla, (işyerinde yetkiye sahip olabilmek için yarıdan fazla işçinin sendika üyesi olması gerekliliği karşısında 232/2= 116, yarıdan fazlası 117) ...-... Sendikasının Kanunun aradığı çoğunluğu sağladığı,
... AŞ ile ... firması arasındaki alt işverenlik sözleşmesinin geçerli olduğu, gerek 3.9.2010 başvuru tarihi öncesi dönemde çoğunluğu ... firmasından olmak üzere ... AŞ’ye girişi yapılan 82 işçinin (bunlardan 4 tanesi dışarıdan)ve gerekse bir önceki toplu ... sözleşmesine göre kapsam dışı bırakılmış işçilerden oluşan her iki grubun birlikte nisaba dahil edilmemesi, bir başka ifadeyle başvuru tarihinde işyerinde çalışan işçiler içerisinde değerlendirilmemeleri gerektiği ihtimalinde ise, işyerinde çalışan toplam işçi sayısı 150, ... üye sayısı 68, ... üye sayısı 81 olmakla (işyerinde yetkiye sahip olabilmek için yarıdan fazla işçinin sendika üyesi olması gerekliliği karşısında 150/2= 75, yarıdan fazlası 76), ... Metal Sendikasının Kanunun aradığı çoğunluğu sağladığı” ifade edilmiştir

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı işveren ile dava dışı alt işveren arasında muvazaalı bir alt işveren ilişkisi olup olmadığı ile bu bağlamda yetki başvurusundan önce kadroya geçirilen alt işveren işçilerinin asıl işveren işçisi olarak işe alınmalarının kanuna karşı hile, muvazaa ya da hakkın kötüye kullanımı teşkil edip etmediği ve bu işçiler ile kapsam dışı işçilerin toplam sayının belirlenmesinde dikkate alınıp alınamayacağı, bu bağlamda davacı/davalı sendikaların davalı ... işyerinde çoğunluğu sağlayıp sağlayamadığı noktasındadır.
Uyuşmazlığın çözümü esas itibariyle aşağıda ayrıntılı şekilde değerlendirilen iki hukuki problemin açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır. Buna göre;
a)Alt işveren ... şirketi ile yapılan alt işverenlik sözleşmesinin feshedilmesi ile birlikte fesihten önce ... üyesi olan alt işveren işçilerinin davalı şirket tarafından işe alınarak eski işlerinde çalışmaya devam etmelerinin kanuna karşı hile, dürüstlük kurallarına aykırılık ya da muvazaa oluşturup oluşturmadığı, bu işçilerle birlikte yeni işe alınan işçilerin oluşturduğu 82 kişilik işçi grubunun toplam işçi sayısının hesabında dikkate alınıp alınamayacağı hususu:
Dosya kapsamından davalı şirketin yetki sürecinde bir önceki yıla göre üretiminin ve kapasite kullanımın sürekli düştüğü görülmektedir. Bununla beraber davalı işverenin 10/02/2010 tarihinde yatırım teşvik belgesi aldığı, bu belgede de 2010-2012 arası elli dokuz (59) kişilik ilave istihdam öngörüldüğü, davalı işverenin 16.07.2010 tarihinde aldığı işletmesel kararla alt işveren işçilerinin kadroya alınması öncelikli olmak üzere doksan (90) kişinin istihdamına karar verdiği tespit edilmektedir.
Diğer taraftan alt işverenin işçilerinin davalı işveren tarafından işe alındıktan sonra da aynı işi yapmaya devam ettikleri ve yetki sürecinden önce ise sadece dört (4) yeni işçi alındığı, gerek alt işverenin işçisi iken asıl işveren tarafından işe alınan yetmiş sekiz (78) işçinin gerekse yeni işe aşınan dört (4) işçinin neredeyse tamamının 2010 Yılı Aralık ayında işyerinde de çalışmaya devam ettikleri anlaşılmaktadır. Bu işçilerin tamamının davalı ... ... Sendikası üyesi oldukları ve on üç (13) tanesinin 29.07.2010 tarihinde, birer tanesinin 02.08.2010 ve 09.08.2010 tarihlerinde, altmış altı (66) tanesinin ise 03.08.2010 tarihinde,
bir (1) tanesinin de başvuru tarihinden sonra 07.09.2010 tarihinde davalı sendikaya üye oldukları, yine işçilerin davalı işveren nezdinde çalışmaya başladığı tarihlerin ise 29.07.2010-02.08.2010 arası olduğu müşahede edilmektedir.
Bütün süreç birlikte değerlendirildiğinde işveren tarafından gerçek bir ihtiyacın net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmakla beraber öncelikle davalı işveren ile dava dışı ... şirketi arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının belirlenmesi önem arz etmektedir. Çünkü muvazaa olgusu kabul edilirse kanunun öngördüğü hukuki sonuç olarak alt işverenin işçileri başından itibaren asıl işverenin işçileri sayılacaklarından yetkili sendikanın tespitinde dikkate alınacakları açıktır.
Davalı işveren ile alt işveren arasındaki ilişki ise, asıl işe yardımcı personel alımının sözleşmenin konusunu oluşturması, işveren yetkilerinin davalı işveren tarafından kullanılması ile alt işveren işçilerinin asıl işveren tarafından işe alındıktan sonra da aynı işleri yapmaya devam etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu görülmektedir. Şu halde söz konusu seksen iki (82) işçinin gerek toplam çalışan işçi sayısında, gerekse sendikaların üyelerinin hesabında dikkate alınması gerekir. Mahkemece bu işçilerin yetki tespitinde dikkate alınmaması ise hatalıdır.
b)Kapsam dışı personelin toplam işçi sayısında ve/veya davalı sendikanın üye sayısında dikkate alınıp alınamayacağı hususu:
Sendikalar Kanunu ve Toplu ... Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu uyarınca işveren sayılıp işveren sendikasına üye olabilen işveren vekilleri dışındaki kapsam dışı personelin işçi sendikasına üye olamayacağına dair kısıtlayıcı bir düzenleme ... mevzuatında bulunmamaktadır. Esasen kapsam dışı personel işverene yakın olan ve bu özelliklerinden dolayı toplu ... sözleşmesi taraflarınca TİS kapsamı dışında bırakılan işçileri ifade etmektedir. Kapsam dışı personel statüsü TİS taraflarının iradesine bağlı olduğundan ve bu kişiler de işyerinde çalışan işçilerden olduklarından yetki tespiti bakımından dikkate alınmalıdırlar.
Dosya içeriğine göre, kapsam dışı personelden iki tanesinin işveren vekili olarak Sendikalar Kanunu anlamında işveren sayıldıklarından bunların düşülmesi neticesinde on sekiz (18) tane kapsam dışı personel bulunduğu, bu işçilerin 1995-2007 tarihleri arasında işe girdikleri, ilk defa 09.08.2010-12.08.2010 arası davalı sendikaya üye oldukları görülmektedir.
Görüldüğü üzere, kapsam dışı personel oldukları anlaşılan işçilerin yetki başvurusundan hemen önce işe alınan işçilerden olmadıkları, yıllardır işyerinde çalıştıkları belirlendiğinden toplam işçi sayısının tespitinde dikkate alınmaları gereklidir. Bu noktada çözülmesi gerekli problem kapsam dışı işçilerin sendika üyeliklerinin yetki tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı noktasındadır. Kapsam dışı işçilere davalı sendikaya üye olmaları konusunda davalı işveren tarafından baskı yapıldığının somut ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı dikkate alındığında kapsam dışı işçilerin de sendika üyeliklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemece bu işçilerin yetki tespitinde dikkate alınmaması ise hatalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde “a” ve “b” bentleri birlikte değerlendirildiğinde davalı ... Sendikasının işyerinde çalışan 250 işçiden 168 tanesinin üyeliğine sahip olması nedeniyle davalı işverenin işyerinde çoğunluğu sağladığı, kaldı ki sadece “a” ya da sadece “b” bentleri dikkate alınsa dahi davalı ...’nın yine davalı işverenin işyerinde çoğunluğu sağladığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece açıklanan esaslar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi ve belirtilen şekilde yetki tespiti yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle 2822 sayılı Toplu ... Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15’inci maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:
1-... 1. ... Mahkemesi’nin 18/09/2012 tarih, 2010/678 esas, 2012/289 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-...’nın 28.10.2010 tarihli 35239 ve 35240 sayılı olumsuz ve olumlu yetki tespit işlemlerinin sonuç itibariyle doğru olması nedeniyle davanın REDDİNE,

3-Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 4,00 TL harcın davacıdan alınmasına,

4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davacının yaptığı 13.752,65 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalıların yaptıkları 60,00 TL yargılama giderlerinin ise davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 19.12.2012 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.