Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümde kanun yolu gösterilirken, temyiz süresinin on beş gün olarak belirtilmesi suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığı anlaşıldığından temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın hükümden sonra 29.03.2024 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.