Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Mahkemenin vermiş olduğu karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, Mahkemece taşınmazın tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosya kapsamına alınmadığı gibi taşınmazın bulunduğu yerde maki tefrik çalışması yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, yörede yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2 inci madde ile 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneklerinin eksiksiz olarak dosya kapsamına getirilmediği, davalı yanın dayanağı Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/771 Esas, 2000/704 Karar sayılı dosyasına ulaşılmaya çalışılmadığı, belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın iade kararları ile mahkemesine geri çevrildiği, iadeye rağmen yörede yapıldığı tespit edilen orman çalışmalarına ilişkin evraklara ilişkin eksikliğin giderilemediği, iade sonrasında taşınmazın tedavüllerine ilişkin getirtilen belgelerden ise çekişmeli 1593 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1593 ada 1 parselden 2013 tarihli ayırma işlemi sonucunda ifrazen oluştuğu, 253370 m2 yüzölçümlü 1593 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise 2002 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda oluştuğu, bu parselin geldileri arasında ... mahallesi 396 ve 398 nolu kadastro parsellerinin de yer aldığı, davalı yanın kesin hüküm olduğu savunmasında bulunduğu Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/771 Esas, 2000/704 Karar sayılı dosyasının da ... Mahallesi 396 ve 398 nolu kadastro parsellerine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece çekişmeli taşınmazın geldileri araştırılmadığı gibi geldilerinden olan ... mahallesi 396 ve 398 nolu kadastro parsellerine ilişkin davalının savunmasında dayandığı Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/771 Esas, 2000/704 Karar sayılı dava dosyasının kapsama alınmasının düşünülmediği, kesin hüküm hususunun tartışılmadığı, ayrıca, davacı ... İdaresi, taşınmazın kısmen kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açtığına göre taşınmazın tahdit haritasındaki konumunun tespit edilmesi gerekli olup dosya kapsamına yörede yapılan tüm çalışmalara ilişkin evrak ve tahdit haritaları eksiksiz getirilmediğinden hükme esas raporların içeriğinin de denetlenemediği mahkemece tüm eksiklikler giderilerek usulüne uygun araştırma yapılması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; keşif, dinlenen mahalli bilirkişiler ile teknik bilirkişi raporları doğrultusunda, mahalli bilirkişilerin gösterdiği orman sınır taşlarının birinin olduğu yerden yol geçtiği, diğer noktanın olduğu yerde ise çalışma yapıldığı için sınır taşına ulaşılamadığı, (A) harfi ile gösterilen 43470,64 m2 yerin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Antalya ili Döşemealtı ilçesi ... Mahallesi 1593 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 25.09.2020 tarihli fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 43470,64 m2 yerin davalılar adına olan tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, 25.09.2020 tarihli fen bilirkişisinin raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm; davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun( 6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin, davalı Hazine vekilinin ve davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin davalı ... Başkanlığından alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.