Mahkûmiyet
Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; yasal süreden sonra hükmü temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Sanığın temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1-Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
12.01.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü, yasal süresinden sonra 15.02.2016 tarihinde temyiz eden katılan vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Sanığın Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 12.01.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
1-Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yasal süresinden sonra hükmü temyiz eden katılan vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'nun 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanığın Temyiz Talebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki ağaç ve fidanların 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince MÜSADERESİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.