SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Beraat
Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin annesi Kazime'nin 23.03.2016 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle mağdureye tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında mağdureyle bir gece beraber kaldıkları, vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri bu suretle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın atılı suçlardan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin eylem tarihindeki yaşının tam olarak tespit edilmediğine, kemik yaşı incelemesi yapılmadığına, suçun kanuni unsurlarının oluştuğuna, sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 27.11.2001 doğumlu olup, suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin annesi Kazime'nin sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, hükmü temyize hakkı bulunmayan mağdureye atanan zorunlu vekilin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.