Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesinin gerektiği ile re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

2.Sanıkların ise; hükmü, temyiz sebebi göstermeksizin temyiz ettikleri anlaşılmıştır.

Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından Horasan ilçesinde yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki, diğer sanık ...'ın ise içerisinde yolcu olarak bulunduğu, malen sorumlu ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araçta, önleme araması
kararı ile yapılan aramada, aracın içerisinde ve bagaj kısmında 402 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Yürütülen soruşturma neticesinde sanıklar hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve ele geçen kaçak sigaralar ile nakil aracının müsaderesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanıklar aşamalardaki savunmalarında; kaçak sigaraları birlikte satmak amacıyla satın aldıklarını belirtmişler, nakil aracına ilişkin olarak ise; sanık ..., aracı amcası olan malen sorumludan hastası olduğunu söyleyerek emaneten aldığını beyan etmiştir.

Malen sorumlu beyanında; nakil aracının kendisine ait olduğunu, aracı olay tarihinde yeğeni sanık ...'e hastası olduğundan bahisle emaneten verdiğini, kaçakçılıktan haberdar olmadığını beyan etmiştir.

Mahkemece 21.11.2013 tarihinde sanıkların mahkûmiyetine, kaçak sigaraların müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.07.2019 tarihli ilâmı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma üzerine yapılan yargılamada mahkemece sanıklara 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır.

Mahkemece 23.12.2019 tarihinde temyize konu hüküm kurularak, sanıkların mahkûmiyetine, kaçak sigaraların müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

A. ... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, sanıkların savunma içerikleri ve malen sorumlunun beyanlarına göre dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracının iadesine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, sanıkların ikrarı ve tüm dosya
kapsamına göre, atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile, 6545 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

2.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi bozmayı gerektirmiştir.

A. ... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.