Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 123/1,62 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereği açıklanarak, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 123/1,62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak sanık aleyhine istinaf yoluna başvurulmamasından dolayı 5271 sayılı CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri; katılanla arkadaş oldukları dönemde onun onayıyla katılana ait sosyal medya hesabına girmesi ve katılanın verilerini izinsiz olarak ele geçirmemesi nedeniyle unsurları oluşmayan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinden dolayı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, katılanın hotmail adresini kullanarak, adına Facebook sayfası açıp, katılanın kendisine ait fotoğrafları kullandığı ve bu şekilde katılanın huzur ve sükununu bozduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, ancak sanığın, daha önceden arkadaşlık yaptığı katılana ait hotmail adresine bağlı olarak katılanın bilgisi dışında Facebook sayfası açması ve bu sayfaya katılanın arkadaşlarının sitelerinde yer alan katılana ait olan fotoğrafları alıp koyması biçiminde sübut bulan eyleminin, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Osmancık Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2024 tarihinde karar verildi.