EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı ayrıca bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilmesine ilişkin olup cezai yaptırım içermeyen bu itibarla hüküm kurulması gerekmeyen 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesinin uygulanması talebi yönünden, hatalı değerlendirme ile verilen beraat hükümlerinin hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suça konu edimin yapım işlerine ilişkin olması nedeniyle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236/2-d maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak 5237 sayılı Kanun'un 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri kanun koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 236/2-d maddesi uyarınca edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında; kabul işlemlerini yapan kamu görevlileri hakkında açılan kamu davası bulunmaması karşısında, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmadığı gözetilerek tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanıkların unsurları oluşmayan edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerekirken aynı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi ise sonuca etkili görülmemiştir.

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.