Davacının tazminat talebine ilişkin dava dilekçesinin reddine dair karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 142/4. maddesinde dava dilekçesinin reddine karar verilecek hallerin sınırlı sayıda sayıldığının anlaşılması karşısında, tazminat davasının koşullarını taşımadığından bahisle dava dilekçesinin reddine dair verilen kararın esas itibariyle davanın reddi niteliğinde ve temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinin 5. fıkrasındaki; ''Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.'' ve 7. fıkrasındaki; ''Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemelere muhalefet edilerek, davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ve taraflar adına açıklamalı çağrı kağıdı çıkarılarak, kararın duruşmalı olarak verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın tensiben reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacının ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Ceza Dairesi - E. 2019/4512 - K. 2021/7449
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 12. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2019/4512 |
| Karar No | 2021/7449 |
| Karar Tarihi | 01.11.2021 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"