HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli, 2015/249 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile; olay günü katılan mağdurenin sokakta komşuları tanık ... ve annesi tanık ... ile sohbet ettikleri sırada sanıkların yanından geçtiği, ilk geçen sanık ...'ın elini katılan mağdurenin kalçasına sürtmek suretiyle, daha sonra geçen diğer sanık ...'ın bilerek kalçasını ellemek suretiyle kendisine cinsel istismarda bulunduğu, şeklinde kabul edilen olayda; sanıkların sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümle ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ...'ün kovuşturma evresinde alınan beyanının diğer sanık ...'yi suçlayıcı mahiyette olması nedeniyle sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu nazara alınarak ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerektiği gözetilmeden, aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38 ve 5271 sayılı Kanun'un 152. maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli, 2015/249 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2024 tarihinde karar verildi.