Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 23/06/2004-28/02/2014 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından fazla mesailerinin ödenmemesi ve yapılan baskılara dayanılamaması sebebiyle haklı olarak feshettiğini, haftanın 6 günü 12 saat çalıştığını, ayda 2 pazar mesai yaptıklarını, son ücretinin 1.370,00 TL+yemek+yol olduğunu ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla çalışma alacağı ve tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı -Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının işe giriş tarihinin 02/12/2006 olduğunu, son ücretinin 846,00T TL olduğunu, fazla çalışma yapılmadığını, davacının kötü niyetle iş sözleşmesini feshettiğini, fazla çalışma yapıldığı zamanlarda ücretlerinin ödendiğini, banka kayıtlarına da işlendiğini, davacıya karşı 2.000,00 TL lik ihbar tazminatı talepli karşı dava açtıklarını savunarak,davanın reddini ve karşı davanın kabulüne karar verimesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; Davacı vekili tarafından mahkememizde açılmış olan dava, iş akdinin işveren tarafından haksız davacının davalı şirkete ait işyerinde 23.06.2004 ile 28.02.2014 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile kesim operatörü olarak çalıştığı, toplam hizmet süresinin 7 yıl 8 ay 5 gün fesih tarihindeki ücretinin ise aylık net 1.370,00 TL olduğu, iş akdinin davacı işçi tarafından fazla mesai ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedenine dayalı olarak haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı feshin haklı nedene dayanması nedeniye de davalı-karşı davacı işverenin istemiş olduğu ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği sonucuna varıldığı,davalı-karşı davacı işveren, işçinin devamsızlığına dayanarak tutanaklar tutulduğunun iddia etmiş ise de dosyaya sunulan tutanakların, işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiği tarihten sonraki günlere ait olduğunun anlaşıldığı,davacı-karşı davalının çalıştığı döneme ait ödenmeyen fazla mesai ve ulusal bayram-genel tatil alacaklarının mevcut olduğunun anlaşıldığı,bu alacaklardan %35 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne,davalı-karşı davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.

Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.).
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacının günlük 12 saatlik çalışmasında yukarıda belirtilen ilke kararı gereğince 1.5 saat ara dinlenmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1 saat olarak düşülmesi hatalıdır.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.