Eylemlerin kamu görevlisine alenen ve zincirleme olarak hakaret suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 18/06/2013 tarihli ve 2012/11136 Esas, 2013/6811 Karar sayılı ilamında sair temyiz itirazları reddedilmiş ise de Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24/01/1983 tarihli ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, bozma ilamına konu hüküm ya da hükümlerle ilgili olarak açıkça onama kararı verilmedikçe sair temyiz itirazlarının reddedilmesinin kesin ve mutlak bağlayıcılığının bulunmadığı, diğer taraftan hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olduğu, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerektiği, bir hareketin tahkir edici olup olmadığının bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebildiği, kamu görevlilerine veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını ya da sövme fiilini oluşturması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;

Olay günü sanığın, polis memuru şikayetçilerden Koray'a söylediği kabul edilen “sen kim oluyorsun” ve diğer şikayetçilere yönelik "karışmayın ulan" şeklindeki sözlerinin muhataplarının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 10/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.